Yazı Detayı
08 Nisan 2016 - Cuma 17:49 Bu yazı 968 kez okundu
 
YİTİRİLENİN MEKTUBU
İhsan YILMAZ
İhsanyilmaz_761@hotmail.com
 
 

Binlerce çeşidi var acının da, aşkında.
Bizim yaşadığımız neydi?
Aşk mı, savaş mı, intikam mı yoksa aldatmaca mı?
Neydi önceleri insanları bir arada tutan, sonraysa düşman eden şey?

Sorduk mu hiç kendimize bize ne oldu diye? Ah, bize ne oldu?
Öyle çok düşündüm ki bu soruyu, artık anlamını yitirdi bende. Öyle çok cevap aradım ki… Ama her seferinde sanki tüm kilitler insanların iki dudağı arasında çözülecekmiş, sanki tüm soruların cevabı sadece sendeymiş gibi insanlar elleri boş döndü zihinlerin çıkmazlarına. Acının tüm evrelerini yaşadık özgürlük uğruna, bu terk edişte, Önceleri kardeşçe yaşadığımız yılların hiçbir hatırı ve yaşanılmış onca güzelliklerin yerine kavga, kan ve barut izine bırakılmıştı.

Oysa yaşanılanlar artık dayanılır gibi değil. İnsanlar çaresizlikler içerisinde nefes alamaya çalışıyor. 
Geceler hiç bitmiyor, en çok gecelerde anladım ben seninle kardeşliğimizin, dostluğumuzun yitikliğin, yıllar önce ne çok sevmiştik bir birimizi. En çok geceleri özledim fırtınasız, kavgasız parkların kaçak çayın tadını. Bazen çıldırıyorum sanıp Allah’a dualar ettim; “ne olur aklımı koru” diye. Dayanılır gibi değildi, tükenmişliğe güç ver diye. Gözlerim o güne kadar bu denli gözyaşı dökmemişti. senin gidişinin ardında. Aklım almıyor, sıcak bedenlerin soğuk toprağın altında kalmasına, oysa daha vakit vardı, bahara yeni başlamıştık. kelebekler bir biriyle dans edercesine uçuşuyordu. Mevsim Bahar olsa da, bedenler üşüyordu toprağın altında…

Gidişinin ardından, acının tüm versiyonlarını yüreğime hapsetmiştim ki, vurulmuşluğun
acısıyla titredi soğuk bedenim, bunca acıyı nasıl kaldıracaktım. Başımı öne eğmedim, göz pınarlarım kurumuştu hoşça kal demenin ardında, oysa giden sizlerdiniz, beni hep hep bıraktığınız yerde yaralı kaldım.

-Ben bir anneyim,
Diyorum ya,
Ben bunca acıya dayanamam,
Siz benim en büyük aşklarımdınız, dokunmaya kıyamadığım, bakmaya doyamadığım meleklerim, bunu bana nasıl yapmıştınız? Bana kıyamayan meleklerimin sevgisine ne olmuştu? Nasıl olup da birden bu kadar acımasızlaşmıştınız? Bana hiç mi acımadınız. Halbuki ben… Ahh, ben sizi ne çok sevmiştim…

Tarif edilmez, anlatılmazdı size olan tutkum. Siz benim hem çocuğum, hem aşkım, hem dostum, özlemim, hasretim, her şeyimdiniz… Öyle ki, sizsizlik dünyada başıma gelebilecek en korkunç şeydi, Çoğu zaman ortada hiç bir şey yokken, ağlardım ben, ya bir gün gelirde kalbim dursa diye… Kara sevdamdınız, duman duman yangılar yanardı gönlümde her daim. Yanımdayken bile özlerdim sizi. Başım omzunda otururken, akşam olacak ve ben yine sizsiz kalacağım diye içim giderdi… Tüm bunları düşündükçe, fazla yaşamam diyorum; ben bu acıyla fazla yaşayamam…
Yanılmamıştım… derler ya her annenin hisleri doğrudur diye, herkes gibi benimde hislerim kuvvetliymiş ki, yitirilmişliğinizin en büyük acısıydı bu benim için, her gün onlarca insanın ölüm haberleri, elbette ki, bir anne için en büyük acıdır. Bende bu acıyı yıllarca yaşadım yüreğimde ta ki, soğuk bedeninizi yıkanışıyla üstüme çöken dünyanın en büyük acısının da sonra yaşamanın da bir anlamının kalmadığını öğrendiğim ana kadar.
Sonra bunlarda geçer diye umut emekten başka çarem kalmamıştı. Acı bana yabancı gelmiyordu artık. Sizsizliği, terk edilmişliği kabullendim. Bu da geçecek dedim hep. Bir gün gelecek bu kadım Mezopotamya coğrafyasında umutlarınız yeşerecek.
Belki unutmam sizleri, ama artık başkaların acılarını gördükçe de kendi acımın hafiflediğini gördüm. Sadece sizinle geçen günlerimi özlüyorum.

Başkalarının acılarına bakıp teselli ettim kendimi. Ah bir bilseniz ne acılar var bu dünyada… Dedim ya, acının da binlerce çeşidi var. Bir sokak çocuğunun, ufacık bir hediyeyle yaşadığı mutluluğu görüp utandım kendimden. O çocuğun gözlerindeki kederi görünce ne boş şeylere üzüldüğümü anladım. Benim size olan aşkımın kutsallığını yaşıyorum son günlerimde, ama o gün en ufak şeylerle mutlu olan çocuklarını yitirmiş kadınların görünce bir nebze mutlu olmalarına şahit olunca, kutsallığın ne demek olduğunu anladım…
İşte böyle…

Ben sizinle yüreğimi görmesen de siz-sizliğe göğüs gerdim ve düşmana inat ezilmedim. Çok şey öğrendim sayenizde. Artık bulanık değil gözümde hiçbir şey. Tüm sorular cevabını buldu. Hepsinin bir tek cevabı vardı…

Sizi ne çok sevdiğimi!..
Tüm yaşananların tek nedeni kardeşçe özgür bir yaşam uğrunaydı. Çünkü kardeşlik bağları koparmak, kardeşi kardeşe vurdurmak isteyenlerin geçmişle hesapları vardı.

Kardeşlik;
Kardeşlik sevgisi yüreğine de yaşayan, özgürlük uğruna canını veren insanların işidir. Sevmek; fedakarlık, sevmek; sabır, sevmek; cesaret…

Her şeyden önce sevmek, acıyı göze almaktır. Ben tüm bunları kabullenerek sevdim hayatı. Zoru görünce kaçmadım. Sizin için direndim, savaştım. Sonrada payıma düşen acıyı çektim.. Ben özgürlüğe borçlu değilim. Bedelini çok ağır ödedim. Ben özgürlüğe küskünde değilim. O görevini yaptı. Bizi karşılaştırdı ve sonrada dedi ki; Özgür bir yaşam herkese nasip olmaz. Mademki baş koydunuz bu işe, öyleyse gösterin yürekliliğinizi… Ben dimdik yürüdüm özgürlüğe, kaçanlardan olmadım. Anladım ki, özgürlük kimsenin tekelinde değil! İnsanların yüzünün gülmesi için gözleri görmem gerekmiyor. Ben siz yokken gülebiliriyim bilmem artık.
Ah, bir bilsen çocuk!.. Ne çok gözyaşı döktüm ben sizin uğruna, hem de sizi görmeden. Halbuki gözyaşları, yüreklerde saklanan incilermiş. Akıtmamak gerekirmiş boş yere. Çünkü çocuk, bir gün gelip de kendinden daha önemli şeyler olduğunu anlarsan hayatta, başını kaldırıp bakarsan çevrene göreceksin.. O inciler yürekleri dağlayarak çıkıyorlar dışarı. İşte bunun için boşa akıtmamak lazım gözyaşlarını; boşa geçirmemek lazım zamanı.
Bana bunları öğrettiğin için, beni acı çekerek olgunlaştırdığın, en önemlisi de kutsallığın ne olduğunu anlamamı sağladığınız için sağ olun!.. 
Saygılar.

 
 
 
 
Etiketler: YİTİRİLENİN, MEKTUBU
Yorumlar
Diğer Yazılar
FARQİN & (SİLVAN)
Kazananlar hep kötüler olur
RENGİN ADI YEŞİL
KÜÇÜK BEDENİN AĞIR YÜKÜ
BAHARDA AŞK BAŞKADIR...
ÇİÇEK DALINDA GÜZEL!
HÜZNÜME MUTLULUK OL!...
Karadeniz İzlenimleri
AŞKIN GİZEMİ
AFRİN Mİ O DA NE?
Cinsel İstismar Ve Türkiye
KIRLANGIÇLAR AŞK İLE ÇIRPAR KANATLARINI
İRAN'DAKİ İÇ KARIŞIKLIKLARIN AMACI NE?
YÜREĞİNDE "NAR" LEKESİ
YAŞAMAK AŞKTAN İBARET
KAYMAKAM DEDİĞİN BÖYLE OLMALI
Tedbirsizlik yaygın olunca, hem sıkıntı olur hem kaza!
Sonbahar ve Sen
3 ay boyunca uyudunuz mu?!
Yeni Eğitim Yılında En Büyük Sorun Öğretmen Açığı
Ne Çok Yitirdik...
Gıda Denetimleri Yapılmalı
Anız (Saman) Yakılmasına "HAYIR" !
ÖDÜLLENDİRİLMESİ GEREKEN SİLVAN CEZALANDIRILIYOR MU…?
İKİNCİ BAHAR'DA AŞK
Hoş Geldin Ey Ramaz-I Şerif
FEN LİSESİ MÜJDESİ
Diyarbakır Eğitiminde kalite dönemi
Aşk için ölüyorum
Sen Gidersen Cané
Yağmur Yüreklim...
İmkansız 'AŞK'
Çevrecilik mi?
Silvan seni asla Unutmayacak...
Bir koltukta 3 müdür!
Yaşamda Saygı, Gazeteciye Sevgi
Sahi eğitimde nerdeyiz?
Cinayetler Şehrinde
Hastane Yatak Sayısı Neden Düşürüldü?
MEŞHUR TAVACI RECEP USTA / RECEP BUDAK
KASIMDA AŞK BAŞKADIR…
İlana Çıkmayan İhale ve Şeffaflık
MUSUL’U DÜNYA KURTARACAK, DÜNYAYI MUSUL
SONHABAR VE YAPRAK
NEDEN VE SONUÇ OLAN 'SEVGİ'
TOPRAK AŞKIN YOLDAŞIDIR
Umudun adı, Fen Lisesi olsun
Mutluluk için savaşmak gerek
Yetimin başını okşamanın bile büyük mükafatı vardır
Sahi STK’lar ne işe yarar?
İş-Kur Rant Kapısı mı?
Gözlerdeki fırtınanın adıdır “Boran”
KENDİNİ ÖLDÜREN YAŞAM
Hasta Çok, Doktor Yok!
GELECEK ELLERİMİZDE
200 Yıl Yaşamak İster misiniz?
"Güneş'in Çocuklarını Üşütmeyelim"
Sur Nere, Toledo Nerde
DOMUZ GRİBİ VE BARIŞIN PANDEMİSİ
Kardeşlik İnsanlıktır
Neyin güvenlik sorunu?
Ölüyorlar...!!!!
Geçmişin karanlığından, geleceğin aydınlığına
-BORAN-
"Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız kan reva içinde"
Bu bir sel felaketi değil!
Okullarda Eğitim Yok Mu?
Savaş ve Aşk
2015 SİLVAN SESİZLİĞİN ÇIĞLIGI VE SAVAŞA HAYIR DİYEN ÇOCUKLAR
MEDYA FARELERİ İŞ BAŞINDA
SİLVAN SAVAŞ ALANI GİBİ...
KÜRTLER NE İSTİYOR?
BAŞKASI AÇKEN TOK YATMAK…
NEDEN SAVAŞ NEDEN KAN?
IŞİD VE TÜRKİYE
SİLVAN DERT KÜPÜ!...
SİLVAN UÇURUMA DOĞRU SÜRÜKLENİYOR
SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI
SİLVAN KİMLERE EMANET!...
İMAM YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ OLURSA
SANDIKTAN HDP ÇIKTI
SANDIKTAN HDP ÇIKTI
SİLVAN’DA TACİZ OLAYI
YİNE YENİ YENİDEN SEÇİM!... (2)
YİNE YENİ YENİDEN SEÇİM!...
Bölge Susuz Kalacak!
Kaya gibi Adam
GÜNEYDOĞU’DA KADIN OLMAK!
Hırsız Kim?
Işte örnek işletmeci
“Dok-tor-suz Hastane“
İYİLİK-SAĞLIK
Ortadoğu'da Kaygan Zemin
İŞİD DECCAL mi?
DAĞLAR EZGİLERİ DİNLEDİ!
Cezaevi Ölümevi Olmasın !
BİRLİK(TE) ÖZGÜR YAŞAM
İstiklal Marşı Direnişi mi, yoksa tayin telaşı mı?
Vatandaş Ödeyemez, Esnaf Tahsil Edemez
Geleceği aydınlatan KİTAPLAR
BAHARLA DİRİLEN GÜNLER
1 Mayıs'ta çalışıyorum.
HEWLÊR
LEHÎ Bİ LEHÎ SEFERBERî
Silvan'ın lidere değil, Yöneticiye ihtiyacı var
BDP'nin Seçim Zaferi
ÖZLENEN SİLVAN
AKBABALAR ÜŞÜŞTÜ!...
Kültür Emperyalizminin Toplum Üzerindeki Etkisi
Seçim Geliyooooor
HASRETİMSİN…
UMUDUN UMUDUM OLSUN…
RÜZGAR EKEN, FIRTINA BİÇER!
EĞİTİMDE GELİNEN SON NOKTA…
DİCLE’DE AŞK VE SU
AŞK SEN NELERE KADİRSİN...
YERELDEN GENELE HEP TUFAN…
YAŞAM NEDİR?
SONBAHARDAKİ YAPRAK DÖKÜMÜ...
ARAMAMAMI İSTİYORSAN...
Ben, artık BİR ACAYİP ADAMIM…
SİLVANLI OLMAK
KUYRUĞA GEL VATANDAŞ!
MAKSAT AĞZIMIZ TATLANSIN
SİLVAN'A BAŞKAN ARIYOR...
DEMOKRATİKLEŞTİK Mİ ACABA?
ÖYLE ÖZLEDİM Kİ SENİ?
DENİZLERDE ESEN AŞK HAVASI
BİR BAYRAM SABAHI
Bırakın İki Yüzlü Dolaşmayı...
O Adama Benzemek…
ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI...
MUTLULUĞUN RESMİ
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNE BAK!...
SANA KIYAMADIĞIM İÇİN KENDİME KIYAMADIM…
GÖZLERİN…
HUZURUN ÖTESİNDE BİR YER
BİR MEKTUP
BİR BÜROKATIN BAŞARISI
BU AŞKIN TARİFİ SENDE
SİLVAN’A GÖSTERİLEN ÖZEN
KANDAKİ ZEHİR
KALDIRIM İŞGALİ CAN ALDI
MAVİ MARMARA OLAYI VE İSRAİL
NEVROZUN BARIŞA UZANAN ELİ
BARIŞA YAKIN OLMAK
DİKENLİ GÜLLER
SİLVAN’IN DEĞİŞEN YÜZÜ
SİLVANLI OLMAK
ÇİÇEKLER SOLMASIN
Engelsiz Bir Yaşam!...
‘Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’
İNSANIN İNSANA YANMASI…
YENİDEN YAŞAYALIM...
Neye Göre Pazarlık Usullü ve Doğrudan Temin
Okulda Ne Giyeceğim ?
MEDENİYETLER ÜLKESİNDE YAŞAM (!)
Tarihi Diyarbakır ve Spor
KARANLIĞIN GÖLGESİ İSYANIM
10. Gurur Yılımızdan Merhaba
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı