Yazı Detayı
25 Eylül 2015 - Cuma 16:03 Bu yazı 684 kez okundu
 
Mutlu ölüm ya da her gün sevinci ele geçirmek...
Hasan Cemal
@hsncml e-posta: -@t24.com.tr, malabadigazetesi@hotmail.com
 
 

Kotor, Adriyatik kıyısında, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın gelip de fethedemediği tek yermiş...
Böyle deyip böbürleniyorlar.
Eski şehrin taş sokaklarında, taş duvarlar arasında kendi başıma dolaşıyor, yapayalnız sığınacak bir köşe arıyorum.
Öyle bir köşe olsun ki görünmez adam olayım.
Anlaşılan, o kaçma içgüdüsü hareket halinde...
Kim bilir belki de kendimi biraz dinlemek, kendimi daha özgür hissetmek istiyorum.
Ancak bir kişinin geçebileceği daracık taş sokaklar, içimde tarihle flört duygusu uyandırıyor.
Tiyatro dekoru gibi...
Sanki hiçbir şey gerçek değil. 
Nihayet buluyorum o köşeyi.
Duvar dibinde birkaç masa...
Kimsecikler yok.

 

Kotor, Karadağ
 
Kotor, Karadağ

Bu yakınlarda New York’a uçarken okuduğum Albert
Camus
’nün Mutlu Ölüm isimli romanından aldığım bazı notlara göz atıyorum.

 

Ölü geçmişin anıları...
Mutsuzluğun ve yalnızlığın karşısında yüreği hayır diyordu bugün...
Büyük bir yalnızlık ve sessizlik gölü genişliyordu içinde...
Uzun zamandır içinde ilk kez bir deniz gibi yükselen umutsuzluğun üzerine gözlerini kapadı.
Kaçma içgüdüsü...
Biraz daha özgürlüğüyle başbaşa kalmak istiyordu.
Endişesinin gizlendiği yüreğindeki umudunu dile getirecek sözcüğü, tümceyi arıyordu.
Dostluğa ve güvenliğe sığınmak...
Geçmişin karşısında kendini özgür hissetmek...
İnsan her gün sevincini ele geçirmek zorundaydı!

Kıskanıyorum.
Keşke ben de kendimi bu kadar güzel ifade edebilseydim.
Ama o koskoca Albert Camus...
Sorgulayıcı, eleştirel kafası önümü aydınlatmıştı.
Beynini bazı sloganların, klişelerin emrine vermediği için belki de...

Fransız yazar Albert Camus, 1913-1960
 
Fransız yazar Albert Camus, 1913-1960

Aklımı tutsaklıktan kurtarmaya çalıştığım yıllardı.
Fransız entelektüel dünyasına ait okumalar yaparken, Camus’yüSartre’dan ayrı bir yere koymuş, onu daha çok sevmiş ve etkilenmiştim.
Tutsak aklı özgürleştirmek!
Türk devletinin ‘Kemalist milliyetçiliği’ne karşı mücadele hiç de kolay değildir.
İçimde ne yükseliyor?..
Düşünüyorum.
Bayram günlerinde önce annemle babamı, sevgili Ayşe ve Ahmet Cemal’i hatırlarım.
Özlerim onları...
Dindar bir aile değildik.
Ama yine de bayram günlerinin ayrı bir heyecanı vardı.
Erkenden giyinir kuşanırdık.
Babam sadece bayramın ilk günü el öptürürdü.
Ailenin en büyüğü babam olduğu için büyük aile öğlen yemeklerinde genellikle bizim evde toplanırdı.
Ölü geçmişin anıları...
Hayır hayır.
Geçmişin beni kuşatmasını istemiyorum.
Geçmişin tutsağı olmayı reddediyorum.
Gözüm hâlâ geleceğe dikili...
Önümde sadece geçmiş kaldı demeden bir başka diyara göç etmek istiyorum.
Hayata dair umutlarım hiç bitmesin.
Geleceğe dair hayallerimi beslemek ve yaşatmak zorundayım.
Hayat başka türlü geçmez.
Farkındayım, parmaklarım beni usul usul ‘siyaset’e doğru çekiyor.
Ama direniyorum.
Bayram sonrası memlekete dönünce, 1 Kasım’a doğru yine her Allah’ın günü siyaset yazacağım.
Seni başkan seçtirmeyeceğiz diyerek tabii...

Sığınacak bir köşe arıyorum, nihayet buluyorum o duvar dibini...
 
Sığınacak bir köşe arıyorum, nihayet buluyorum o duvar dibini...

Hiç olmazsa bugün, burada, daracık taş sokakla taş duvarın dibinde siyasetten uzak durmak istiyorum.
Bak ne diyor:
İnsan her gün sevincini ele geçirmek zorunda...
Bunun ne kadar güç, hatta olanaksız olduğunun farkındayım.
Sevinci ele geçirmek!
Ya da mutluluğu...
O bir an, kısacık bir zaman dilimi...
Hissettiğin vakit o halkaya olanca gücünle asılman lazım.
O anı ertelemek belki de hayatı pas geçmektir.
Bu taş duvarın dibinde, belleğimin kuytuluklarından neler neler çıkıp takılıyor aklıma...
Oysa ben ‘büyük bir yalnızlık ve sessizlik gölü’nde yitip gitmek istiyorum bugün...
Farkındayım.
Dağlardan, şehirlerden ölüm haberlerinin hiç eksik olmadığı bir ülkenin insanı olarak ‘bir yalnızlık ve sessizlik gölü’nde istesem bile kaybolamayacağımı çok iyi biliyorum.
Ayrıca, böyle bir duygu dünyasında yitip gitmek bencillik gibi geliyor bana...
Ara sıra içimde, bu satırlara damgasını vuran kaçma içgüdüsüuyansa bile, öyle bir memlekette yaşıyorum ki, barış ve özgürlükbayrağını yüksek tutmaktan başka çarem olmadığını biliyorum.
‘Mutlu ölüm’ belki böyle gelir bizim gibilere...
Hayırlı bayramlar!

 

 
Etiketler: Mutlu, ölüm, ya, da, her, gün, sevinci, ele, geçirmek
Yorumlar
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
30
0
2
3
9
14
2
Beşiktaş
27
0
3
3
8
14
3
Trabzonspor
26
0
2
5
7
14
4
İstanbul Başakşehir
26
0
2
5
7
14
5
Fenerbahçe
25
0
3
4
7
14
6
Galatasaray
23
0
3
5
6
14
7
Alanyaspor
22
0
4
4
6
14
8
Yeni Malatyaspor
20
0
4
5
5
14
9
Göztepe
20
0
4
5
5
14
10
Denizlispor
18
0
6
3
5
14
11
Gaziantep FK
17
0
5
5
4
14
12
Çaykur Rizespor
17
0
7
2
5
14
13
Gençlerbirliği
14
0
6
5
3
14
14
Konyaspor
14
0
6
5
3
14
15
Kasımpaşa
12
0
8
3
3
14
16
Antalyaspor
12
0
8
3
3
14
17
Kayserispor
10
0
8
4
2
14
18
MKE Ankaragücü
9
0
9
3
2
14
Arşiv
Haber Yazılımı