Yazı Detayı
25 Haziran 2016 - Cumartesi 09:56 Bu yazı 9396 kez okundu
 
MUHAKEME AĞACI (DARA MEHKEMÊ)
Seîdê Sîsî
sait.pektas@gmail.com
 
 

MUHAKEME AĞACI (DARA MEHKEMÊ)

-Bir varmış, Bir yokmuş!-

Kentli çocukların oyun dünyaları farklıdır, dünyaları pespembedir. Köylü çocuklarınsa daha başka ütopyaları vardır, dünyaları gridir. Kentli çocuğun oyunları yanında bir de oyuncakları vardır, onların hayal alemlerini süsleyen. Zengin oyun ve oyuncakları ile kentli çocuk sokağa salınıp başıboş bırakılırsa ya bir fêlbaz, fetbaz, cambaz, kumarbaz, hilebaz, kuşbaz, sihirbaz olur; ya da iyi bir aile ve okul terbiyesinden geçirilirse aynı kentli çocuk bir edib, hatip, muharrir, siyasetçi, eğitimci, kariyerist olur . Oyuncak ve oyunları ile kentli çocuk bazen kendi mensubu olduğu kentin sınırlarını aşar, diğer kentlerin çocuklarından da, hatta diğer dünya ülkelerinin çocuklarından da oyun örneklerini alır, hayallerini süsler, ufkunu genişletir, dünyasını büyütür. Köylü çocuklarının ise oyuncakları çok sınırlı olduğu için ütopyaları daha bir dar, buğulu, belirsiz ve sert olur. Çok şanslı olsa komşu köy çocuklarından oyunlar duyar ve dar dünyasını o oranda büyütür, ufkunu genişletir. Kentli çocukların oyunları çeşitli olduğu gibi, köylü çocuklarının da oyunları kendine göre çeşitlidir.

Burada çok hazin, hazin olduğu kadar düşündürücü ve çocuksu bir hikayemiz var: ‘’Asker ve eşkiya’’ oyunu. Bu oyunun kuralları ''asker'' ve ''eşkiya''nın doğası gibi çok sert ve haşin olur.

Fi tarihinde, Lice’ye bağlı Dêrxust ile Sîsê köyleri arasında yer alan, ama Derxuste çok daha yakın olan bir meydanda Derxustlu çocuklar kuzularını otlatırlar.Sıcak bir Mayıs günüdür. Meydanlar, alanlar zümrüt gibi yemyeşildir. Envaî çeşit çiçekler, rengareng kelebekler, böcekler uçuşurlar. Yeşil çayırlar, yaseminler, binefşler, papatyalar, pîvoklar, zambaklar, sarı, kırmızı güllerden oluşan peysaj, renk cümbüşü bir bornoz gibi alabildiğince çevreyi kaplamış. Baharın güzelliği insanları aşkla, meşqle, sermest ediyor. Hele çocukları! Yerinde duramayan çocukları! Bir oyun heyecanı alır ki onları, sorma gitsin… İşte böyle güzel bir günde, her zaman olduğu gibi Derxustlu çocuklar gene bir oyun tertip etmeye başlarlar. O günkü berxvan (kuzu güden)lerin lideri konumunda olan çocuk kendini hakim, yakın arkadaşını da müddeiumumi (savcı) olarak duyurur. Geri kalan berxvanlardan da bir çocuğu ‘’eşkiya’’ ve diğerlerini de ‘’asker’’ olarak belirler.

Oyun gereği ‘’eşkiya’’

rolünü alan çocuk ağaçlık, ormanlık alana girip titizlikle saklanır. ‘’Asker’’ler de müddeiumumiden emir alarak ‘’eşkiya’yı ‘’takib’’e çıkarlar. Arama ve tarama sonunda ‘’eşkiya’’nın yeri saptanır ve kovalamaca başlar. Dereler, tepeler, kayalıklar inişler, çıkışlar aşılır. Nihayetinde ‘’eşkiya’’ kan ter içinde yakalanır ve ‘’hakim’’in huzurana çıkarılır. Kuzucukların otlatıldığı alanda tek bir meşe ağacı vardır. ‘’Hakim’’, alanda bulunan bu meşe ağacını ‘’mahkeme binası’’ olarak saptar ve o ağacin gölgesinde ‘’muhakeme’’ (yargılama) başlar. ‘’Hakim’’ çocuk, ‘’müddeiumumi’’ çocuk, ‘’asker’’ler ve maznun ‘’eşkiya’’ oldukça ciddidirler. Neden ciddi olamsınlar ki? Ne de olsa bir ‘’eşkıya’’ muhakeme edilecektir. ‘’Hakim’’ sırtını ağacın gövdesine dayar, yanında ‘’müddeiumumi’’; karşısında maznun ‘’eşkiya’’ ve onun etrafında da ‘’asker’’ çocuklar yerlerini almışlardır. ‘’Hakim’’ mürafaayı başlatır. ‘’Eşkiya’’nın kimlik tespitinden sonra ‘’müddeiumumi’’ye söz hakkı verilir. ‘’Muddeiumumi’’ iddiasını beyan eder ve ‘’eşkiya’’ nın bir çok adam öldürdüğünü, yollar kestiğini bildirir, köylülerin malını talan ettiğini beyan ederek, ‘’eşkiya’’nın ‘’idam’’ını talep eder. Hey şey oldukça ciddi bir düzen içinde cereyan eder. Hakim de iddia ve delilleri kabul eder ve ‘’sübûta eden suçun vasfına göre, Mecelle-i Ahkam-i Şer’iyenin hükümleri mucibince, maznunun İDAMINA’’ karar verir. Verilen karar tıpkı Şark İstiklar Mahkemesinin kararları gibi temyi aşamasindan gecmeden derhel infaz edilir. Bunun için de ‘’Mahkeme binası’’ olan kocaman meşe ağacının dalına bir ‘’werîs’’ (yük ipi) geçirilip bir ucu da ilmik haline getirilir. ‘’Mahkûm’’ olan ‘’eşkiya’’yı iki üç ‘’asker’’ çocuk havaya kaldırıp dramatik ve trajik bir şekilde boynuna ilmiği geçirirler ve ‘’eşkiya’’ çocugun taze bedenini serbest bırakırlar. ‘’Eşkiya’’ çocuk, ağırlığının etkisiyle ipin ucunda çırpınırken, ‘’oyun’’ gereği yerine getirilen infaz trajik bir gerçeğe dönüşür, ‘’eşkiya’’yı ipten indirinceye kadar artık çok geç kalınmıştır. ‘’Eşkiya’’nın nazik boynundan katil ilmik çözülürken, çocuğun nazık bedeni diğer çocukların şaşkın ve dehşetli bakışları arasında, zalim bir avcı tarafından martini tüfeği ile vurulmuş bir ceylan yavrusu gibi toprağa düşer. Masum beden hareketsiz kalır. Gözler açık ama göremez. Ciğerler havasız kalmış. Göğüs kafesi inip kalkmaz.Rengi benzi sapsarı kesilmiş, dili ağzına tıkanmış. Öyle insafa, elemana getirir insanı. Herkes şaşkın, herkes dehşette, herkes şokta. Adeta kanları donmuş, basiretleri bağlanmış, dünyaları başlarına yıkılmıştır. Başka çaresi yok, neden sonra Derxust köyüne haber verilir. Köylüler ve ‘’eşkiya’’nın kederli ailesi koşar adım ‘’muhakeme’’ alanına akın ederler. Yer demir, gök bakır... Acı gerçekle yüzyüze gelirler. ‘’Eşkiya’’nın annesi merhametin en halisi ile büyüttüğü çocuğunu ‘’wey lawo, wey lawo!’’ feryadları ile kucakladığı gibi yerden alır. Çayırlık zeminde bağdaş kurup ağıt yakmaya başlar. Diğer köylü kadınları ona eşlik ederler. Göz yaşları sel olup otlak alanı kaplar. Erkekler kadınlara müdahale ederler, ağıtlar sürer ama ‘’eşkiya’’ çocuğun körpe bedeni annesinden alınır, bir kefyeye sarılır, babasının kucağına verilir ve hep birlikte Derxust köyüne gelirler. Kalın bir gölge Derxustun üstüne inmiştir. Herkes suskundur. Horozlar bile ötmez, kuzular bile melemez, ağaçlar dimdik asude kalmış, kımıldamaz, sessizlik herkeste, her yerde, her şeyde hakimdir. Hele Muhakeme Ağacı (Dara Mehkemê) nin hali daha çok anlam ifade ediyordu, dalları, bir annenin kırılan kolları gibi yere doğru sarkmış, öyle sessiz, öyle mahzun ve öyle yaslı durmaktadır. Kortej eşliğinde ‘’eşkiya’’ çocuğun cesedi, evine bile uğramadan doğrudan köy camisine getirilir. Caminin musalla taşına bırakılan ceset, elbiselerinden sıyrılır, köy imamı tarafından yıkanıp kefenlenir ve‘’eşkiya’’ çocuk gözyaşları içinde alınır, alelusul köy mezarlığına defnedilir.... Defin işleminden sonar köy imamı, dinî gerekleri yerine getirir, telkina Meyîti okur, ‘’eşkıya’’ çocuk için helallık ister. Herkes gözyaşları içinde helallık beyanında bulunur… En sonunda imam arapça bazı dualar, Qur’andan bazı ayetler okur ve herkesi bir fatiha okumaya davet ederek : ‘’El Fatiha!’’ der. Fatihalar okunur, huşu ile eller göğe açılarak ovuşturulup yüze sürülür… Gölge daha da koyulaşmış, karanlık çökmek üzere, günün son sarı ışıkları dağların yamaçlarında eriyip gitmekte… Gün, tıpkı o körpe yavrunun yaşamı gibi kısa, ‘’gözlerimizin yaşına bakmadan’’ akıp gitmektedir... Geride bize kalan hazin bir anı, acı bir hikaye, ve hata kabul etmeyen kaskatı hayat kurallarıdır... O gün bu gündür o ağaca Derxustlu köylüler‘’Dara Mehkemê’’ (Muhakeme Ağacı) adını takarlar. O gün bu gündür oradan gelip geçen insanlar, bir ziyaretgahmış gibi, o meşhur ağacın önünde kıbleye dönük olarak durup, oyuna kurban giden ‘’eşkiya’’ çocuğun ruhuna fatiha okular... Tarihi ve kocaman bir ağaç olan ‘’Dara Mehkemê’’, bundan tahminen 7-8 yıl önce 2000lerin başında yol yapımı nedeniyle, Derxust köylülerinin bütün karşı koyma ve yalvarmalarına aldırış edilmeden, bütün ihtişamı ile yerinden sökülüp ‘’idam’’ edilir. Bu ‘’idam’’la birlikte o hazin hikayeyi duyanların, bilenlerin anılarını da beraberinde işkenceyle yerle yeksan ederler... Şimdi o me’yûs mahalden geçenler, bir yandan ‘’eşkiya’’ çocuğun ruhuna fatiha okurken, yerinde yeller esen ‘’Dara Mehkemê’’ adlı kocaman meşe ağacını da hayallerinde canlandırırlar...Tıpkı masallarda olduğu gibi: Bir varmış, bir yokmuş...

 
Etiketler: MUHAKEME, AĞACI, (DARA, MEHKEMÊ)
Yorumlar
Diğer Yazılar
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
GALATASARAY A.Ş.
26
27
2
2
8
12
2
MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK
26
23
2
2
8
12
3
BEŞİKTAŞ A.Ş.
22
19
2
4
6
12
4
KAYSERİSPOR
22
19
2
4
6
12
5
FENERBAHÇE A.Ş.
20
25
2
5
5
12
6
DEMİR GRUP SİVASSPOR
19
18
5
1
6
12
7
BURSASPOR
18
22
4
3
5
12
8
GÖZTEPE A.Ş.
18
22
4
3
5
12
9
TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR
18
18
4
3
5
12
10
AYTEMİZ ALANYASPOR
17
25
5
2
5
12
11
TRABZONSPOR A.Ş.
16
23
4
4
4
12
12
KASIMPAŞA A.Ş.
15
20
5
3
4
12
13
EVKUR YENİ MALATYASPOR
14
16
6
2
4
12
14
ANTALYASPOR A.Ş.
13
14
5
4
3
12
15
ATİKER KONYASPOR
11
12
7
2
3
12
16
OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ
8
17
8
2
2
12
17
GENÇLERBİRLİĞİ
8
14
8
2
2
12
18
KARDEMİR KARABÜKSPOR
8
12
8
2
2
12
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı