Yazı Detayı
26 Haziran 2020 - Cuma 12:25 Bu yazı 301 kez okundu
 
MOSTAR VE MALABADİ
Mehmet AKTARLI
m_aktarli@hotmail.com
 
 

1992 yılında başlayan Bosna-Herkes iç savaşında, Sırplar, tarihi öneme sahip Mostar köprüsünü, stratejik konumundan dolayı hedef haline getirirler ve köprüyü yıkmak için hamle yapıp, zarar verirler. Ama asıl öldürücü darbeyi, Kasım 1993 yılında Hırvat tank, topları vurur ve Mostar Köprüsü yıkılır. 427 yıllık (1566 ) Osmanlı mimarisi olan köprü yıkılmıştır. Bu yıkılma, büyük yankı uyandırır ve dünyada çok ses getirir. O kadar büyük etki yaratır ki neredeyse savaş unutulup, Mostar Köprüsü konuşulur. Mostar Köprüsü savaşın sembolü haline gelir. Peki, bu köprüyü bu kadar değerli kılan neydi? Mimarisi mi? Yoksa bir yakasında Hristiyan Hırvatlar diğerinde Müslüman Bosnalıları birbirine bağlaması mı?

 

Elbette bu iki neden de önemli etkenlerdir ama asıl etken olan tarihi bir miras olmasıdır. Bu miras ise, böylesi kozmopolitik bir yapıya sahip bölgede (Mostar Şehri) bir geçiş köprüsünden ziyade bir gönül köprüsü görevini görmesidir. Olağanüstü mimarisi, göz kamaştırıcı işçiliğinin olan maddi değerinin yanında, çok uluslu ve çok dinli bir bölgede gönülleri sıcak tutan bir görevi de vardır.

 

İşte, ne zaman köprü yıkılır, bu kozmopolitik yapı da dağılır. Sırplar şehri terk etmiş, Müslüman Bosnalılar ile Hristiyan Hırvatların gönül bağları da yıkılmıştır artık. Köprünün yıkılması ile ayağa kalkan dünya, onu tekrar ayağa kaldırmak için seferber olurlar. Ve 2003 yılında Mostar Köprüsünün yapımına başlanır. Öyle ki, Neretva Nehrine düşen taşları dalgıçlar tarafından çıkarılır, sağlam kalanlar kullanılırken, diğer taşlar ise, o zamana kadar kapalı kalmış eski taş ocağı tekrar açılır ve orijinal taşlar yeniden yapılır. 2004 yılında Mostar Köprüsüne kilit taşı eklenir, köprünün yapımı tamamlanır. Ve bugün yılda milyonlarca turist köprüyü görmek için Bosna’ya ve Mostar’a akın etmektedir.

 

Tarih, M.S 1100’li yıllarıdır. Mostar Köprüsünün yapılışından yaklaşık 400 sene önce. Merwanî Devleti’nin başkenti olan Meyafarqîn’in topraklarında delice akıp giden BAZMAN nehri, geçit vermez olmuş hırçınlığından. Bir yakandan diğerine geçmek o kadar zorlaşmış ki, geçmek için çok çaba ve zaman harcanması gerekmektedir. Hele kış aylarında yanına yaklaşılmaz olmuştur. Bu duruma çareler arayan Merwanî Devleti ve başındaki Nasırüddevle Ahmet Merwan (Merwanî Devletine ismini veren) Bazman Nehri üzerinde bir köprü yapmaya karar verir. Dönemin ünlü mimarlarına yaptırdığı köprünün ismini de, Mervani Devletinin Kurucusu olan dayısı Bad (BAZ) Bin Dostik’in anısına da PIRA BAZMANÊ adını verir. Ve bu köprü, öyle bir etki yaratır ki ne hem Slîva bölgesi hem bölge hem de komşu devlet ve beylikler arasında adı duyulur olmuştur.

 

Bazman köprüsünün yapılışından sonra, bölgeye hâkim olan Artuklular (1102-1409)   BAZMAN Köprüsünde ufak bazı değişiklikler (restorasyon ) yapılarak hükümdarları Timurtaş Bin İlgazi ismi yazılı kitabeyi eklerler (1147). Ve köprü zamanla Bazman olan ismi Bad olarak telaffuz edilerek Pıra Malabadê olarak söylene gelir. Ve bu köprü muhteşem mimarisi ile dünyada en güzel köprülerden biri olmuştur. Pira Malabadê, sadece başkent Meyafarqîn’in değil tüm Slîva ve bölgenin gönül köprüsü olmuş, insanları, âşıkları, sevenleri birbirine tez zamanda kavuşturmuştur. Pira Malabadê, 875 yıldır, tüm talanlara, savaşlara, yıkımlara karşı, gönülleri yapa yapa ayakta kalmayı başarmıştır. Sadece ayakta kalmakla kalmamış, aynı zamanda dünyanın en güzel ve en ünlü köprülerden biridir de. Dünyadaki taş köprülerin içinde kemeri en geniş olanıdır aynı zamanda. Ve Pira Malabadê yani Nasirüddevle Ahmet Merwan’ın muhteşem eseri, bugünlerde büyük bir tartışmanın odağındadır…

 

Son bir haftadır sosyal medyada ve basında oldukça hararetli bir tartışma yaşandı, yaşanmaktadır. Gerek sosyal medyada gerekse basında çokça yazıldı, çizildi, söylendi. Burada uzun uzadıya tekrar etmenin bir anlamı yok. Ama şunu söylemeliyim ki, eğer biz malımıza, eserimize, değerimize sahip çıkmasak başkası göz diker ve bir gün gelir elimizden alırlar. Bunun örneğini geçmişte çok yaşadık. Onun için bu tür gereksiz tartışmaların yaşanmaması için elimizdeki değerlere sahip çıkmamız gerekiyor.

 

Malabadê Köprüsü, Mostar Köprüsünden çok daha eski bir tarihe sahip, çok daha gönül bağlayıcıdır. Şimdi tüm tartışmaları bir kenara bırakalım, UNESCO DÜNYA MİRAZSI geçici listesindeki Malabadê Köprümüzü bir dünya değeri, markası haline getirmek için çaba harcayalım. Öncelikle yapmamız gereken alan başkanlığını oluşturmak için girişimlerde bulunmaktır.  Bunun için el ele vermemiz gerekiyor. Tüm kurumlarımızla, Silvan halkı ( Gerek Silvan’dakiler gerekse Silvan dışındakiler) mutlaka ama mutlaka birlik olmamız lazım. Herkes kendi alanında çaba gösterirse hem eserlerimizi hem Silvan’ımızı çok daha güzel yerlere taşırız. Bunu yapabilecek güç, her zaman biz de olmuştur. Ve yılda bir Milyondan fazla turistin gelmesi hiç te uzak bir ihtimal değildir…

 

NOT: Şuan Silvan’ın tarihi, kültürü, sanat ve turizmi için güzel bir oluşum çalışmaları olmakla beraber, Malabadê Köprüsü ve Hasûnê Mağaraları çevre düzenlemesi ve eksiklikleri için de çok büyük bir proje hazırlanmış, ilgili bakanlığa gönderilmek için son rötuşları yapılmaktadır…


PIRA MALABADÊ DILÊ ME YE…

Pira Bazmanê
Aşê Rewanê
Pira Axdermanê
Xeran Nabin
Heya Axirê Zeman

 
Etiketler: MOSTAR, VE, MALABADİ,
Yorumlar
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
63
0
3
9
18
30
2
Trabzonspor
61
0
3
10
17
30
3
Sivasspor
54
0
6
9
15
30
4
Galatasaray
52
0
6
10
14
30
5
Beşiktaş
50
0
9
5
15
29
6
Fenerbahçe
49
0
9
7
14
30
7
Alanyaspor
48
0
8
9
13
30
8
Göztepe
38
0
12
8
10
30
9
Gaziantep FK
38
0
10
11
9
30
10
Antalyaspor
37
0
11
10
9
30
11
Kasımpaşa
36
0
14
6
10
30
12
Gençlerbirliği
32
0
14
8
8
30
13
Denizlispor
32
0
14
8
8
30
14
Konyaspor
30
0
12
12
6
30
15
Yeni Malatyaspor
29
0
15
8
7
30
16
Çaykur Rizespor
29
0
17
5
8
30
17
Kayserispor
28
0
15
7
7
29
18
MKE Ankaragücü
25
0
15
10
5
30
Arşiv
Haber Yazılımı