Yazı Detayı
09 Ekim 2019 - Çarşamba 13:01 Bu yazı 235 kez okundu
 
KRİSTAL CEHENNEM ***METAMFETAMİN***
Meral ŞİMŞEK
matbaamalabadi@hotmail.com
 
 

Çok nadir de olsa ölümün ya da ölenin öyküsünün toplum nazarında uç boyuta ulaşmış trajikliği sebebi ile manşetlere taşınan, çoğu zaman üçünü sayfa haberlerinde neredeyse her gün rastlayabileceğimiz, hatta birçoğumuzun okumadan es geçtiği madde bağımlıları ve bağımlılık konusu sanılanın da üzerinde ciddi boyutlara ulaşmıştır.

 

2014 yılında tutulan raporlara göre dünya geneline en az 250 milyon kişi bir kereliğine de olsa uyuşturucu madde kullanımı deneyimi yaşadı. Kronik madde bağımlılarının sayısı ise 30 milyonu aşmıştır. Gayr-ı resmi istatistiklerin ise verilen rakamların çok daha üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.

 

Kişiden kişiye benzerlikler ya da değişkenlikler gösterebilen ve bağımlılığa götüren sebepler elbette uzunca listeler halinde sıralanabilir. Aile, çevre, sosyolojik ve ekonomik sebepler vs. Ancak en vahim olan dünya genelinde kullanımı ilkokul çağlarına kadar düşen, uyuşturucu madde üreticilerinin elindeki pazar payının, en az silah üreticilerinin elindeki pazar payı kadar genişlemiş olması gerçeğidir. Uyuşturucu maddeye bağlı yaşanan ölümlerin sayısına ve yarattığı tahribatlara bakıldığında, savaşların neden olduğu ölüm ve tahribata paralel ilerlediği görülecektir.

 

Yukarıda da belirtiğim gibi madde kullanımına ulaştıran süreçler değişkenlik gösterir. Ama ben Kürt gençliği arasında hızla yaygınlaşan madde bağımlılığı üzerinde durmak istiyorum. 40 yıla yakındır yaşanan savaş gerçeği, inkar edilemez boyutlara ulaşmıştır. 40 yılın gerçek çeteresini çıkarabilmek ne yazık ki henüz mümkün görünmüyor. Burada dikkatleri çekmek istediğim, savaşı yaşamış ve hala bir şekilde yaşamaya devam eden neslin arasında uyuşturucu madde kullanımındaki artış oranı. Elbette savaşın sebep olduğu travmaları yaşayan her birey madde kullanımına yönelmedi ancak, madde bağımlısı sayısı tahmin edilenin çok üzerinde ve bu sayı korkutucu bir boyuta doğru hızla ilerlemektedir. Savaş süreci içerisinde çok fazla ölüm ve yıkım yaşamış ve yaşamaya devam eden halk yeni bir tehlike ile karşı karşıya kalmıştır. Ne yazık ki toplumsal olarak bu tehlikenin büyüklüğünün henüz farkına varmış değiliz. Aslında çıkış tarihi çok eski olan ama bölgede yaygınlaşması son beş yıla dayanan ve kullanıcı sayısı her gün sessiz bir gürültüyle çoğalan yeni bir cehennemle karşı karşıyayız. Bu kristal cehennemin adı “METAMFETAMİN”. Yeryüzünde şimdiye dek üretilmiş en ölümcül sentetik uyuşturuculardan biri.

 

Tehlikeli kimyasallar listesinde bulunan metamfetaminin de diğer uyuşturucu maddeler gibi hiçbir ülkede yasal satışı yoktur. Ancak içeriğini oluşturan ve onu aktifleştiren maddelere ulaşmak bir hayli kolaydır. Dünyada kullanılan tek yasal metamfetamin, bu maddeyi içeren tablet halinde reçeteli satışa sunulan, obezite ve hiperaktivite bozukluğunun tedavisinde kullanılan bir ilaçtır.

 

Metamfetamin ilk olarak 1893 yılında bir kimyager olan Japon bilim adamı Nagayoshi tarafından, laboratuvar ortamında sentetik olarak elde edildi. Bugünkü kristalize beyaz haline ise 1919 yılında, ilaç üreticisi Agira Ogata tarafından getirildi. 20 yy.’ın başında geliştirilen bu madde insan bünyesi üzerinde yarattığı dinçlik keşfedilince ilk kez 2. Dünya Savaşı sırasında askerlerin uyanık kalmasına yardımcı olmak üzere Naziler tarafından kullanılmıştır. Savaş sonrası ise üniversite öğrencileri, sporcular ve kamyon şoförleri tarafından reçetesiz bir uyarıcı olarak kullanılmaya devam edilmiştir. 1970’li yıllarda bağımlılık yaptığı bilim insanları tarafından kanıtlanınca, kontrollü maddeler listesine alınmıştır. Bağımlılık geliştirmesi ve üretim kolaylığı nedeniyle de ciddi bir istismar haline gelen madde hem kullananlar hem de dahil oldukları toplumlarda yıkıcı birçok etki yaratmıştır.

 

Metamfetamin suda tam olarak çözünmez fakat suya karıştırıldığında erimeyen tortular şeklinde görülür ve etkisi artar. Merkezi sinir sistemini uyardığı için tek seferde bile bağımlılık yaratabilecek etkiye sahiptir. Tam adı “KRİSTAL METAMFETAMİN HİDROLLORİD” olan bu maddenin diğer isimleri; met, şabu, tina, cam, ateş ve buz’dur. En yaygın olarak kullanılan isim met’tir. Metamfetamin, kristal toz veya renksiz cam parçaları şeklindedir. Sigara yoluyla içme, burnundan çekme, yutma veya vücuda enjekte ederek kullanılmaktadır.

 

Metamfetamin, kullanıldığı andan itibaren aşırı neşe, uyanıklık ve uyarılma etkisi yaratır. Kısacası mükemmel insan hissi yaratır. Bununla beraber ilk başlarda ciddi bir libido artışı sağlayarak cinsel performansı üst seviyelere taşır. Kullanıldıktan bir zaman sonra ise etkiler tersine döner. Bu yüzden hem psikolojik hem de fiziksel açıdan geri dönülmez yan etkiler yaratır. Ayrıca uzun vadede kullanımı yaşam süresini yüzde seksenlere kadar azaltır. Damar zehirlenmesi, beyin felci, cilt yaraları, dişleri tamamen kaybetme, sanrılar görme, paranoyalara sebep olur. Sinir uçlarını emerek mutluluk hormonu salgıladığı için sinir uçlarında hızla körelmeler yaşanır. Eroin gibi uyuşturucuların aksine ani kesilmesi durumunda fiziksel bir geri çekilme gerçekleşmez. Yoksunluğunda geçirilen krizlere anında müdahale edilmez ise sonuç yüksek oranla ölüm olabilir.

 

Metamfetamin kullananlarda görülen bazı belirtiler şunlardır: dikkat dağınıklığı, bulantı, ağız kuruluğu, göz bebeklerinde genişleme, titremeler, kas seğirmesi, bellek kaybı, agresif veya şiddet içerikli davranışlar, duygu durum bozukluğu, ağız ve diş problemleri, zayıflama, deri lekeleri, hızlı ve düzensiz kalp atımı, paranoya, saldırganlık, görsel ve işitsel varsanlar, ve sanrılar görme.

 

Kesilmesi durumunda yoksunluk belirtileri, anksiyete, aşerme, huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, kabuslar, uyku problemleri şeklinde ortaya çıkar. Yoksunluk belirtileri ilk 24 saat ortaya çıkabilmekte, psikotik belirtiler ise aylar sonra bile görülebilmektedir. Bu süreç bağımlı için oldukça güç geçmekle birlikte aile ve çevre için de bir o kadar zorlu geçmektedir. Profesyonel destekte dahil tam bir ekip çalışması gerektirmektedir. Aksi halde sonuçlar hüsran olabilmektedir.

 

Metamfetamin diğer uyarıcılardan farklı olarak beyinde daha uzun kaldığı için, uyarıcı etkisi uzamakta ve sinir sistemi üzerindeki toksik etkisi daha fazla olmaktadır. Nörotoksik özelliği yüzünden beyindeki dopamin ve seratonin nöronlarına ciddi zararlar vermektedir. Kronik metamfetamin kullanıcılarıyla yapılan araştırmalarda duygusallık ve bellek ilişkili beyinde yapısal ve işlevsel değişkenlikler olduğu ve bazılarının geri dönülme olduğu saptanmıştır.

 

Kaba taslak tanımını ve etkilerini anlatmaya çalıştığım taze düşmen kristal cehennem metamfetaminin yaratacağı tahribatlar hemen herkesin gözünde az çok canlanmış olmalı. Yıllarca farklı uyuşturucu çeşitleriyle zehirlenen nesiller şimdi çok daha tehlikeli ve ölümcül bir çeşitle karşı karşıya kalmıştır. Bunca tehlikeli olmasının yanında ona ulaşmaksa bir o kadar kolaydır. Üstelik kullanıcıların azımsanmayacak kadar bir bölümünün savaş koşullarında kayıplar vermiş ailelerden geliyor olması gerçeği, ister istemez akıllara şu soruyu getiriyor; “ Metamfetamin yeni bir soykırım planının eyleme geçirilmiş hali mi?”

 

Bütün savaş baronları, yok etmek istedikleri halklar üzerinde çeşitli asimilasyon politikaları sergilemektedir. Yavaş ve sindi ölümlere sebep olan uyuşturucu kullanımını yaygınlaştırmak bunlardan sadece biri. Metamfetaminin ölümcüllük oranı düşünüldüğünde sonuçların ne kadar vahim olabileceğini kestirmek çok zor olmayacaktır. Üstelik bu zehrin yarattığı ruhsal problemler ölümlerin dışında kişilik bozukluklarını da çoğaltacağından toplumsal dengelerin bu yüzden bozulması en az ölümler kadar etki yaratmış olacaktır. Bunlara ek olarak maddeye bağımlı hale gelenlerin, bir süre sonra uyuşturucu kuryeliğine ve fuhuşa sürükleneceği gibi korkunç gerçekler söz konusudur. Elbette bir başına bireylerin ya da ailelerin yapacakları ya da alacakları önlemler büyük önem taşımaktadır. Ancak çığ gibi büyüyen ve toplumsal olarak savaşmak zorunda olduğumuz ve henüz yaratacağı yıkımın farkında olmadığımız, kimimizin henüz adını bile duymadığı azılı bir düşmanla karşı karşıyayız. Onu yenebilmek için öncelikle onu bütün detaylarıyla öğrenmemiz gerekmektedir. Yabancısı olduğumuz bir düşmanla savaşabilmemiz ne yazık ki zaferi ufuk çizgisinin çok uzağına atacaktır. Unutulmalıdır ki kristal cehennem, sadece bireysel ölümlere sebep olacak bir düşman değildir. Aynı zamanda kültür ve kimlik yıkımına da hızla katkı sunacaktır. Metamfetamin sadece bir uyuşturucu değildir, asimilasyonu hızlandıran bulaşıcı bir hastalıktır. Panzehiri ise bilinçli bir şekilde kenetlenmektir. Her yeni gün farklı stratejilerle yok edilmeye çalışılan bizler elbette bunun üstesinden geleceğiz. Tek yapmamız gereken toplumsal duyarlılığa katkı sunmak ve metamfetamin kullanıcılarını tespit edip yeni kullanıcıların zincire katılmasını engelleyip, bu salgına son vermek. Başaracağız… Başka yolu yok…

 

 
Etiketler: , , , , , , , , , KRİSTAL, CEHENNEM, , , , , , , , , , , , , , ***METAMFETAMİN***,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İLAV.GOV.TR

Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
38
0
2
5
11
18
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
5
Trabzonspor
29
0
5
5
8
18
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
6
6
6
18
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Alanyaspor
21
0
9
3
6
18
13
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
14
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
Arşiv
Haber Yazılımı