Yazı Detayı
03 Temmuz 2020 - Cuma 12:59 Bu yazı 307 kez okundu
 
KENDİNİ, ŞEHRİNİ TANIMAK VE SEVMEK
Mehmet AKTARLI
m_aktarli@hotmail.com
 
 

KENDİNİ, ŞEHRİNİ TANIMAK VE SEVMEK

 

-Beni ne kadar seviyorsun? Diye sordu genç kadın.
-Kendimden çok daha fazla seviyorum! Dedi Delikanlı.
-Peki, beni ne kadar tanıyorsun? Diye sordu genç kadın.
- Çok uzun bir süredir. Seni çok iyi tanıyorum! Diye karşılık verdi delikanlı.

 

Genç kadın, kuşbakışı baktıkları şehre döndü. Birkaç adım atıp, bir taşın üzerine oturdu. Güneşin son ışıkları şehrin üzerine vurmuş, yeni açılmış şehrin cılız ışıklarına karışıyordu. Tarihin bu kadim şehrini düşünüyordu. Binlerce yıllık tarihinde neler yaşamamıştı ki… Burada doğmuş ama başka şehirlerde büyümüştü. Ona rağmen bağlarının kopmasına izin vermemişti anne ve babası. Bebekliğinden beri hep şehirlerini ve şehirlerindeki güzel insanları, dostlukları yaşantılarını anlatmışlardı ona.  O da her fırsatta kendini şehrine atar, kadim şehrin tarihi mekânlarını, yerlerini gezerdi. Özellikle anne ve babasının anlattıkları yerleri gezmekten büyük keyif alıyordu. Sanki anne, babasıyla burada yaşamışlar gibi hissediyordu. Sonra da Albat Dağına çıkar şehrini geç saatlere kadar izlerdi.

 

Albat Dağının serin yeli, saçlarını tarıyordu genç kadının. Düşünceliydi. Delikanlının sözlerine pek inanmamıştı ama belli de etmemişti.

 

-Ne zamandan beridir? Dedi genç kadın.
-Ne, ne zamandan beridir? Anlamadım? Diye karşılık verdi delikanlı.
-Yani ne zamandan beridir beni seviyorsun?
-Seni ilk gördüğüm zamandan beri. Hani halamın oğlu Baran’ın düğününde…

 

Genç kadın gülümsedi. Sonra tekrar şehrine dönüp, uzaklara daldı. Delikanlı yavaşça yanına oturdu. Konuşmadılar bir süre. İkisinin de hayalleri vardı. Ama iki farklı dünyalara açılan hayaller.

 

-Şurayı görüyor musun? Kırık Minareyi?
-Evet. Ne olmuş ona?
-Kim yapmış, tarihi hakkında bir bilgin var mı? Ya da neden ismi kırık minare?

 

Delikanlı, cevap vermeden ona bakmaktadır. Ve bilmiyorum manasında dudağını büker.

-Peki, Zembilfroş hikâyesi hakkında neler biliyorsun?
-Bunları neden soruyorsun anlamıyorum?

Genç kadın ayağa kalktı. Biraz yürüdükten sonra dönüp tekrar delikanlı yanına geldi.

-Ya Hasûnê Mağaralarını, Malabadî’yi, Temtemburg’u da bilmiyorsun? Ya Silvan Kalesini?  Yani bu saydıklarımı ismen biliyorsun. Yani haklarında bir şey bilmiyorsun? Öyle mi?

Delikanlı ayağa kalktı. Genç kadına yaklaşmak için hamle yaptı. Tam bir şeyler diyecekken, genç kadın birkaç adım geriye doğru gitti. Dudakları titremeye başlamıştı. Üzgündü. Sarı saçları yanaklarını okşuyordu. Ela gözleri nemlenmişti. Duyguları paramparça idi. Kalp titremesi, yerini acıya bırakmıştı.

 

Şehrin ışıkları daha da belirginleşmişti. Akşamın karanlığı basmış, rüzgâr kendini iyice htiriyordu. Camiya Ecemden yükselen ezan sesi tüm şehri kaplıyordu. Kaniya Mezin tarafından belirli belirsiz sesler geliyordu. Belli ki bir şeyler kırılıyordu.  Ziraet bahçelerindeki kuşlar, akşam melodilerine başlamış, Kaniya Derge’deki suyun ritmine selam yolluyorlardı.  Kuça Hedada’ki demirci ustalarının çekiç sesleri, Dostlar kahvesindeki Wedo’nun stranına eşlik ediyordu. Halaybaşı Çîla, yarın ki düğün için son hazırlıklarını yapıyordu. P. Cano, yapacağı hınzırlıkların canlandırmasını yapıyordu belleğinde. Terziler teslim edecekleri katlık (takım elbise) lerin son provalarını kontrol ediyorlardı. Ser Hewzê (aşağı çarşı) esnafı, son ajansları dinlemek için büyük dut ağacına asılmış radyoyu dinlemekteydiler. Niyazi Usta,  Kekê Mehdi, haftaya yapılacak olan büyük mitingin belavok (brüşür) larının son yazılarını yazmaktalar. Qehwa esnafa da Müftü Beg, hoşgörünün ve sevginin, sevmenin kitabını yazmaktaydı etrafında toplanan cemaatiyle. Fadli Hoca, takımına son taktikleri veriyordu yarın ki maçları için. Cenanlar, çoktan yola koyulmuşlardı tütün tarlalarına gitmek için. Eliyê Feyo, birkaç gün sonraki güreşe hazırlanıyordu.  Mihemed Eliyê Qelşo, belediye bahçesinde son eserini anlatmaktaydı. Hemedê, yarın ki yazılı için harıl harıl ders çalışıyordu gaz lambası ışığının altında. Qolek, Kaniya Navîn, Aşê Şadorê, Kaniya Zazo dostlar meclisi kurmuşlardı Gaza Topê de. Ve Bira Elektrik’e az sonra şehre ışık verecekti…

 

-Biliyor musun? Bir insanın kendini tanıması ve sevmesi şehrini tanıması ve sevmesi ile başlar. Sevgi, sadece karşındakini görüp titremesi değildir. Sevgi, şehrini, şehrindeki güzellikleri kalp gözü ile görmek, tanımak ve onları sevmekle başlar. Sonrası o sevgiyi karşısındakine aşılamaktır. Onu o sevgiyle sevmektir. Gerisi sadece geçici bir hevestir.
 Dedi genç kadın ve delikanlıya dönüp, sordu

-Sence benim ismimi neden FARQÎN koymuşlar?

 
Etiketler: KENDİNİ,, ŞEHRİNİ, TANIMAK, VE, SEVMEK,
Yorumlar
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Arşiv
Haber Yazılımı