Yazı Detayı
22 Ocak 2016 - Cuma 13:47 Bu yazı 706 kez okundu
 
DOMUZ GRİBİ VE BARIŞIN PANDEMİSİ
İhsan YILMAZ
İhsanyilmaz_761@hotmail.com
 
 

DOMUZ GRİBİ VE BARIŞIN PANDEMİSİ

 

Son zamlarda domuz gribi vakalarındaki artış Türkiye ve dünya’da olduğu gibi ilçemizde de tedirginliğe yol açması, yurttaşlarımız bu hastalık konusunda yeterli bilgilendirilmediğinden kaynaklı en basit bir grip yada soğuk algınlığında soluğu hastanede almaktadır. Gerçi herkesin elinin altında google gibi internet arama motoru bulunuyor ama yinede bu haftaki köşemde bu hastalık konusunda uzman görüşleri paralelinde yazdığım yazıyı siz değerli okurlarla paylaşmak istiyorum.

 

H1N1 (domuz gribi) virüsünün atası İlk olarak 1918 yılında başlayan “İspanyol gribi” olarak adlandırılan salgının iki yıl içerisinde 500 milyon kişinin bu hastalığa yakalandığı 50-100 milyon kişinin ise bu hastalıktan öldüğü tespit edilmiştir. 1976 yılında “ domuz gribi fiyaskosu” olarak ta bilinen salgında bir kişi hastalıktan 25 kişi virüs aşısının yan etkilerinden kaynaklı 1988 yılında hamile bir kadın ve doğmamış bebeği yaşamını yitirdiği kaynaklar arasında. Salgının son hali Şuan influenza virüsü (H1N1-domuz gribi) olarak adlandırılan 2009 yılında Meksika’da görülen pandemiye (kıtalar arası yayılan salgına) yol açması nedeniyle dünyaya yayılan virüs, 191 ülkede yaklaşık 800.000 bin kişide görülmüş, 8238 kişi hayatını kaybetmiştir. Türkiye'deki ilk Domuz Gribi vakası, 16 Mayıs 2009 tarihinde ABD'den İstanbul'a gelen bir turistte tespit edilmiştir. Bakan Akdağ, “domuz gribi” bulunduğu tespit edilen ABD vatandaşının 6 kişilik ailesi ile İstanbul'a geldiğini, aynı uçakta 166 yolcu bulunduğunu ve bunlardan 96'sının İstanbul'da kaldığını bildirdi. Mayıs ayının son ve Haziran ayının ilk günlerinde İstanbul, İzmir ve Ankara'da 3 yeni vaka bildirilmiştir.

Peki nedir bu influenza yada domuz gribi;

Grip hastalığına yol açan "İnfluenza virusu" bir çok alt tipten oluşur. Her bir alt tip, virüsün yüzeyinde bulunan farklı hemaglutinin (H) ve nörominidaz (N) proteinlerine göre tanımlanır. Bunların farklı kombinasyonlarda birleşmesiyle farklı grip virüsleri ortaya çıkar. Bu alt tiplerden biri de İnfluenza A (H1N1) virüsüdür. Grip virüsleri kuşlar ve memeliler gibi sıcakkanlı hayvanlar tarafından taşınmaktadır. Bu türlerin bir kısmında, özellikle yabani olanlarda hastalık yapmazken evcil olanlarda hastalık yapar. Esas olarak grip virüslerinin tamamı kuşlardan köken almaktadır. İnfluenza A (H1N1) virüsü domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediği için "domuz gribi" olarak adlandırılmıştır.

Mevsime bağlı olan gribe göre daha çabuk yayılan ve daha ağır belirti gösteren domuz gribinin belirtileri; insanlarda görülen mevsimsel grip belirtilerine benzerdir. Domuz gribinde ateş daha yüksek, hapşırık ve burun akıntısı daha az, solunum güçlüğü ve zatürre sık görülüyor. Yine domuz gribinde kas ağrıları ve halsizlik mevsimsel gripten daha fazla. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir. Hal böyle olunca domuz gribi olan hemen her hasta hastaneye yatarak tedavi olmak durumunda kalıyor.  Ne yazık ki mevsimsel grip ve domuz gribinde kesin tedavi yöntemleri bulunmamaktadır. Bol sıvı almak, ateş düşürücü ilaçlar kullanmak ve dinlenmek ana tedavi şeklidir. Grip, hasta olan kişilerin öksürmesi, hapşırması sırasında etrafa saçılan damlacıklar aracılığı ile ve yine bu enfekte damlacıkların bulaştığı enfekte yüzeylere elle temas edilmesi ve ellerin yıkanmadan ağız, burun ya da göze götürülmesiyle hastalık bulaşmaktadır. Influenza virüsleri cansız yüzeylerde, ortamın ısı ve nem durumuna göre 48 saate kadar canlılığını koruyabilmektedir. Sonuç olarak her grip domuz gribi değil fakat domuz gribini tanımak ve ondan korunmak hayati önem taşıyor.

Nasıl korunabiliriz.

Aşağıda belirtilen çeşitli kişisel basit önlemler ile sadece gripten değil, grip gibi damlacık yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendimizi korumamız mümkündür.

Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık kağıt mendil ile kapatınız. Mendili kullandıktan sonra çöp sepetine atınız. Mendil yoksa kolunuzun içine hapşırınız.

Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el dezenfektanları kullanabilirsiniz.

Ellerinizi yıkamadan gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.

Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.

Hasta olanların ziyaretine gitmeyiniz, bir metreden daha yakınında bulunmayınız, mecbur kalırsanız tıbbi maske kullanınız.

Burada biraz hastalığı tanımlayan, tedavi ve korunma yöntemlerine dair kaynaklara başvurduk. İşin tıbbi boyutu bu. Ancak birde sosyal, çevresel ve politik faktörlerin sağlık üzerindeki etkisi üzerinde durulması gerekmektedir.

Hep canlı olan ve belirli bir döngü içerisinde işleyen doğanın dengesinin bozulması, çevreye bağlı olarak canlıların yaşam biçiminin değişikliğe uğraması ve bu değişikliğin sonucu kanserleşen, kangrenleşen ve mutasyona uğrayan bütün canlı hücre yapıları bir bütün olarak sağlıksızlık halini yaşamaktadır. Virüsün yayılma tarihine dikkat ettiysek birinci dünya savaşının hemen sonrasında olması, ateşli silah ve cephe savaşlarında 10 milyona yakın kişinin yaşamını yitirdiği gerçeği karşısında birde savaşın yarattığı tahribat ile oluşan hastalık veya salgınlarda milyonlarca kişinin yaşamını yitirdiğini görmekteyiz. Yani hastalık yada sağlıksızlık halini ortadan kaldırma-tedavi etme sadece tıbbi gereçlerle/yöntemlerle değil sosyo-küresel, siyasal ve ekolojik anlamda bir iyileştirmeyle, hastalığı ortadan kaldırmaya yönelik politikalar ile gerçekleştirilebilir. Suni çözümler, ilaçlar, aşılar ve envai çeşit tedavi yöntemleri koruyucu ve kalıcı çözüm olmaktan uzak olup daha çok sonuç olarak karşımızda durmaktadır. Bu minvalde düşünüldüğünde sağlıklı nesiller için savaş ortamından bir an önce çıkılması gerektiği açığa çıkmaktadır. Tersi ise yüzyıllarca etkisinde kalacağımız virüsler, talanlar, acılar ve gözyaşlarıyla karşılanacak felaketler silsilesidir. O halde Hemen şimdi SAĞLIK İÇİN BARIŞ ŞART! diye haykırmalıyız. 

Saygılarımla…

 
Etiketler: DOMUZ, GRİBİ, BARIŞIN, PANDEMİSİ
Yorumlar
Diğer Yazılar
Kazananlar hep kötüler olur
RENGİN ADI YEŞİL
KÜÇÜK BEDENİN AĞIR YÜKÜ
BAHARDA AŞK BAŞKADIR...
ÇİÇEK DALINDA GÜZEL!
HÜZNÜME MUTLULUK OL!...
Karadeniz İzlenimleri
AŞKIN GİZEMİ
AFRİN Mİ O DA NE?
Cinsel İstismar Ve Türkiye
KIRLANGIÇLAR AŞK İLE ÇIRPAR KANATLARINI
İRAN'DAKİ İÇ KARIŞIKLIKLARIN AMACI NE?
YÜREĞİNDE "NAR" LEKESİ
YAŞAMAK AŞKTAN İBARET
KAYMAKAM DEDİĞİN BÖYLE OLMALI
Tedbirsizlik yaygın olunca, hem sıkıntı olur hem kaza!
Sonbahar ve Sen
3 ay boyunca uyudunuz mu?!
Yeni Eğitim Yılında En Büyük Sorun Öğretmen Açığı
Ne Çok Yitirdik...
Gıda Denetimleri Yapılmalı
Anız (Saman) Yakılmasına "HAYIR" !
ÖDÜLLENDİRİLMESİ GEREKEN SİLVAN CEZALANDIRILIYOR MU…?
İKİNCİ BAHAR'DA AŞK
Hoş Geldin Ey Ramaz-I Şerif
FEN LİSESİ MÜJDESİ
Diyarbakır Eğitiminde kalite dönemi
Aşk için ölüyorum
Sen Gidersen Cané
Yağmur Yüreklim...
İmkansız 'AŞK'
Çevrecilik mi?
Silvan seni asla Unutmayacak...
Bir koltukta 3 müdür!
Yaşamda Saygı, Gazeteciye Sevgi
Sahi eğitimde nerdeyiz?
Cinayetler Şehrinde
Hastane Yatak Sayısı Neden Düşürüldü?
MEŞHUR TAVACI RECEP USTA / RECEP BUDAK
KASIMDA AŞK BAŞKADIR…
İlana Çıkmayan İhale ve Şeffaflık
MUSUL’U DÜNYA KURTARACAK, DÜNYAYI MUSUL
SONHABAR VE YAPRAK
NEDEN VE SONUÇ OLAN 'SEVGİ'
TOPRAK AŞKIN YOLDAŞIDIR
Umudun adı, Fen Lisesi olsun
Mutluluk için savaşmak gerek
Yetimin başını okşamanın bile büyük mükafatı vardır
Sahi STK’lar ne işe yarar?
İş-Kur Rant Kapısı mı?
Gözlerdeki fırtınanın adıdır “Boran”
KENDİNİ ÖLDÜREN YAŞAM
Hasta Çok, Doktor Yok!
GELECEK ELLERİMİZDE
YİTİRİLENİN MEKTUBU
200 Yıl Yaşamak İster misiniz?
"Güneş'in Çocuklarını Üşütmeyelim"
Sur Nere, Toledo Nerde
Kardeşlik İnsanlıktır
Neyin güvenlik sorunu?
Ölüyorlar...!!!!
Geçmişin karanlığından, geleceğin aydınlığına
-BORAN-
"Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız kan reva içinde"
Bu bir sel felaketi değil!
Okullarda Eğitim Yok Mu?
Savaş ve Aşk
2015 SİLVAN SESİZLİĞİN ÇIĞLIGI VE SAVAŞA HAYIR DİYEN ÇOCUKLAR
MEDYA FARELERİ İŞ BAŞINDA
SİLVAN SAVAŞ ALANI GİBİ...
KÜRTLER NE İSTİYOR?
BAŞKASI AÇKEN TOK YATMAK…
NEDEN SAVAŞ NEDEN KAN?
IŞİD VE TÜRKİYE
SİLVAN DERT KÜPÜ!...
SİLVAN UÇURUMA DOĞRU SÜRÜKLENİYOR
SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI
SİLVAN KİMLERE EMANET!...
İMAM YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ OLURSA
SANDIKTAN HDP ÇIKTI
SANDIKTAN HDP ÇIKTI
SİLVAN’DA TACİZ OLAYI
YİNE YENİ YENİDEN SEÇİM!... (2)
YİNE YENİ YENİDEN SEÇİM!...
Bölge Susuz Kalacak!
Kaya gibi Adam
GÜNEYDOĞU’DA KADIN OLMAK!
Hırsız Kim?
Işte örnek işletmeci
“Dok-tor-suz Hastane“
İYİLİK-SAĞLIK
Ortadoğu'da Kaygan Zemin
İŞİD DECCAL mi?
DAĞLAR EZGİLERİ DİNLEDİ!
Cezaevi Ölümevi Olmasın !
BİRLİK(TE) ÖZGÜR YAŞAM
İstiklal Marşı Direnişi mi, yoksa tayin telaşı mı?
Vatandaş Ödeyemez, Esnaf Tahsil Edemez
Geleceği aydınlatan KİTAPLAR
BAHARLA DİRİLEN GÜNLER
1 Mayıs'ta çalışıyorum.
HEWLÊR
LEHÎ Bİ LEHÎ SEFERBERî
Silvan'ın lidere değil, Yöneticiye ihtiyacı var
BDP'nin Seçim Zaferi
ÖZLENEN SİLVAN
AKBABALAR ÜŞÜŞTÜ!...
Kültür Emperyalizminin Toplum Üzerindeki Etkisi
Seçim Geliyooooor
HASRETİMSİN…
UMUDUN UMUDUM OLSUN…
RÜZGAR EKEN, FIRTINA BİÇER!
EĞİTİMDE GELİNEN SON NOKTA…
DİCLE’DE AŞK VE SU
AŞK SEN NELERE KADİRSİN...
YERELDEN GENELE HEP TUFAN…
YAŞAM NEDİR?
SONBAHARDAKİ YAPRAK DÖKÜMÜ...
ARAMAMAMI İSTİYORSAN...
Ben, artık BİR ACAYİP ADAMIM…
SİLVANLI OLMAK
KUYRUĞA GEL VATANDAŞ!
MAKSAT AĞZIMIZ TATLANSIN
SİLVAN'A BAŞKAN ARIYOR...
DEMOKRATİKLEŞTİK Mİ ACABA?
ÖYLE ÖZLEDİM Kİ SENİ?
DENİZLERDE ESEN AŞK HAVASI
BİR BAYRAM SABAHI
Bırakın İki Yüzlü Dolaşmayı...
O Adama Benzemek…
ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI...
MUTLULUĞUN RESMİ
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNE BAK!...
SANA KIYAMADIĞIM İÇİN KENDİME KIYAMADIM…
GÖZLERİN…
HUZURUN ÖTESİNDE BİR YER
BİR MEKTUP
BİR BÜROKATIN BAŞARISI
BU AŞKIN TARİFİ SENDE
SİLVAN’A GÖSTERİLEN ÖZEN
KANDAKİ ZEHİR
KALDIRIM İŞGALİ CAN ALDI
MAVİ MARMARA OLAYI VE İSRAİL
NEVROZUN BARIŞA UZANAN ELİ
BARIŞA YAKIN OLMAK
DİKENLİ GÜLLER
SİLVAN’IN DEĞİŞEN YÜZÜ
SİLVANLI OLMAK
ÇİÇEKLER SOLMASIN
Engelsiz Bir Yaşam!...
‘Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’
İNSANIN İNSANA YANMASI…
YENİDEN YAŞAYALIM...
Neye Göre Pazarlık Usullü ve Doğrudan Temin
Okulda Ne Giyeceğim ?
MEDENİYETLER ÜLKESİNDE YAŞAM (!)
Tarihi Diyarbakır ve Spor
KARANLIĞIN GÖLGESİ İSYANIM
10. Gurur Yılımızdan Merhaba
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
13
0
1
1
4
6
2
Galatasaray
12
0
2
0
4
6
3
Kasımpaşa
12
0
2
0
4
6
4
Beşiktaş
11
0
1
2
3
6
5
Konyaspor
11
0
1
2
3
6
6
Yeni Malatyaspor
10
0
2
1
3
6
7
Ankaragücü
10
0
2
1
3
6
8
Antalyaspor
10
0
2
1
3
6
9
Alanyaspor
9
0
3
0
3
6
10
Göztepe
9
0
3
0
3
6
11
Kayserispor
8
0
2
2
2
6
12
Trabzonspor
7
0
3
1
2
6
13
Fenerbahçe
7
0
3
1
2
6
14
Akhisar Bld. Spor
5
0
3
2
1
6
15
Bursaspor
5
0
1
5
0
6
16
Sivasspor
5
0
3
2
1
6
17
Çaykur Rizespor
3
0
3
3
0
6
18
E. Buyuksehir
2
0
4
2
0
6
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı