Yazı Detayı
04 Kasım 2014 - Salı 13:53 Bu yazı 1542 kez okundu
 
“Dok-tor-suz Hastane“
İhsan YILMAZ
İhsanyilmaz_761@hotmail.com
 
 

Bu haftaki köşe yazımda geçenlerde yazdığım toplumun sürdürülebilirliğine müdahale olarak tanımladığımız sağlık konulu köşeye ek olabilecek nitelikte olup, özelde ilçemizdeki sağlıksızlık sorunu ve yine geçen haftaki haberlerimizde gündeme giren ilçedeki uzman doktor yetersizliğine değinmeye çalışacağım. "Dok-tor-süz Hastane" başlığıyla bir kez haklı isyanımızda başkaldırıyoruz. Sağlık hizmetlerini, almak en doğal hakkımız olmasına rağmen sağlık bakanlığı veya sağlık kurumları bu duyarsızlığa kulaklarını tıkatıp, adeta üç maymunu oynamaya başladılar.  

Tarihten günümüze toplulukların, uygarlıkların, klan-kabilelerin, bölge, kent ve kırsalın yaşamlarını idame ettirebilmeleri için beden ve ruhlarında meydana gelen hastalıkları çeşitli tanı, teşhis ve tedavide kullandıkları yöntemlerin o günün koşullarına göre her biri farklı temellere dayandırılarak birbiri içerisinde çeşitlilik gösterdiğini bilmekteyiz. Hastalığa karşı meydana gelen refleks olan tıbbın gelişimine baktığımızda ise; insan oğlunun var olmasından itibaren başlayarak günümüze kadar gelişerek gelmiştir. Her toplumun tıp alanında gelişimini farklı boyutlarda göstermiş, bazı toplumlar günümüzde bile ilkel tıpta kalmıştır.

Tarihsel süreçte en hızlı gelişen bilim alanları arasında tıp olmuştur. Bunun sebebi, İnsan biyolojik yaşamını merak etmiş; hastalıklar, ölümlere karşı koymak istemiştir. Tarihe bakacak olursak büyü, sihre olan inançtan öte deney, gözlem ve sonuç çıkarma yöntemlerini daha çok dikkate alınmıştır. Tarih öncesi döneme ait yapılan kazılarda bulunan kafatası ve iskeletlerde birçok cerrahi aletle delindiğine ve açılan o deliğin pozitif yönde etkilendiği, yaraların iyileştirdiği, kırıkların düzeldiği, gözlenmiştir. Bu gözlemler sonucu ayrıca çeşitli bitkilerden ilaç ve merhem yapıldığını söyleyebiliriz. Tarihsel süreçte kazalarda, tıbbın gelişmesinde yardımcı olmuştur.   

 

Dünyanın en eski uygarlıklarına bakarsak tıp, en erken gelişen kültürlerden biri olmuştur. İnsanoğlu gözleyerek, deneme yoluyla bazı yöntemler uygulayarak, kuşaktan kuşağa aktardığı bilgilerle kendi tıp anlayışını oluşturmuş ve kendini tedavi etmenin yollarını bulmuştur. Çoğunlukla mistik, animist özellik taşıyan tıbbın dışında, maddi tedavi yöntemleri (bitkisel, hayvansal ve madensel drog kullanımı, kırık-çıkık yerleştirmesi, yaraların tedavi edilmesi gibi) konusunda her dönemde gelişme göstermiştir. Bilgi birikimi yüzyıllar içinde günümüz tıbbını oluşturmuştur. Bilinen en eski uygarlıkları irdeledikçe, günümüzde batıl inanç olarak değerlendirdiğimiz pek çok alışkanlığın nereye dayandığını anlayacağız (hastalık olduğunda bunun bir ceza olduğunu düşünmek gibi).

Günümüz dünyasına baktığımızda bilgi ve teknoloji çağı denilen çağda yaşamaktayız, yeni teknolojik açıdan dünyamız altın çağını yaşıyor diyebiliriz. Buna rağmen yukarıda bahsettiğimiz gelişmeler ışığında ilkel yöntemlerden çok teknolojik yöntemlere talep giderek artmakta ve çağımız sağlık hizmeti artan talebe en çok cevap verebileceği yerde aksine daha da zorlaştırmaktadır. Yani eski topluluklarda olduğu gibi tabiri caizse kendi yarasına merhem olma kavramı günümüzde tükenmiş devlet-endüstrial tekelci sistemin insafına teslim edilmiştir. Yani kastetmek istediğim toplumun sosyal, ekonomik ve politik değerleri dışında oluşu bireye verilen önemi gözler önüne sermektedir. İlçemizden örnek vermek gerekirse,

70 bin kadın nüfusu olan ilçede gün içerisinde yaklaşık 200 kadının hastaneye geldiğini ancak doktor eksikliğinden dolayı birçok kadının muayene olamadan evlerine geri dönmek zorunda kalmaktadır.

Hastanede yalnızca bir kadın doğum uzmanının görev aldığını belirten Silvan Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Nurhak Özyaramış, "Kadınlar özellikle gece geldikleri zaman doktor bulamıyorlar. Sadece bir kadın uzmanımız var ve çok fazla mesai yapamıyor. Bundan dolayı gece gelen hastaları başka ilçelere göndermek zorunda kalıyoruz. Bu da, hastalar için sağlıklı olmuyor" dedi.

'5 aydır tek kadın doğumcu olarak çalışıyorum'

Hastanenin tek kadın doğum uzmanı olan Yeliz Dönmez, Silvan'a bağlı köylerin yanı sıra çevre ilçelerden ve köylerden de hastaların geldiğini ifade ederek, "Çevre ilçelerde hastane olmadığından kaynaklı tüm kadınlar buraya geliyor. Doğurganlık oranımız çok fazla ve çok sayıda hastamız oluyor. Yaklaşık 5 aydır burada tek kadın doğumcu olarak çalışıyorum, ben de 7 aylık gebeyim ve zorlanmaya başladım. Buradaki hasta sayısı çok fazla olduğu için benim her birine yetişmem mümkün olmuyor. Gelen hastaları Diyarbakır'a yönlendirmek zorunda kalıyorum. Çok fazla sevk yaptığımızdan dolayı çevre hastanelerden de bazen şikayet gelebiliyor.

'Kadınların düzenli kontrollerden geçmeleri gerekiyor'

 "Hasta fişlerini kapattığım halde gün içerisinde baktığım hasta sayısı 120'yi geçebiliyor. Acil girişinden gelen kadın hastalar oluyor ve onlara bakmak durumunda kalıyorum. Buraya gelen çoğu kadının düzenli kontrollerden geçmeleri gerekiyor, bilgilendirme almaları gerekiyor fakat yetişemediğim için muayene yaptıktan sonra göndermek zorunda kalıyorum. Buraya yabancı olduğumdan kaynaklı iletişim konusunda da sıkıntı yaşayabiliyorum. Bunu kolaylaştırmak için yanımda kürtçe bilen hemşireler bulunduruyorum. Özellikle Şengal ve Kobanê'den gelen kadınlar da buraya muayene olmaya geliyorlar ve onlarla ilgilenmemiz de çok zor oluyor"

'Köylerden gelen hastaları sevk etmek zorunda kalıyoruz'

Özellikle köyden gelen hastaların çok mağdur olduklarını söyleyen Yeliz, kadınların saatlerce beklediklerini ve hasta sırası gelmeyince geri dönmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Köyden gelen hastaları başka yere göndermek zorunda kalabiliyoruz ve maddi açıdan zorlanıyorlar. Gece gelen hastalar ben burada olmadığım için başka il ve ilçelere gönderiliyorlar ve bu hiç sağlıklı değil. Bu durum özellikle gebeler için çok riskli. Tahlil sonuçlarına bakmaya bile vakit olamayabiliyor bazen. Bu konuda ilgili birimlerin desteğini istiyoruz. Tek kadın doğumcu olarak çalışmak gerçekten mümkün değil. Hem hastaların mağduriyet yaşamamaları için, hem de benim onlarla yeterli ilgilenebilmem için buraya doktor gelmesi şart" diye vurguladı

Defalarca haberleştirerek gündeme getirdiğimiz ilçemiz devlet hastanesinde durum  böyleyken yetkili kurumların herhangi bir girişimde bulunmaması Silvan halkının bu duruma tepkisi ise giderek artmaktadır.

Ayrıca buradan DAİŞ’in saldırılarından kaçıp Şengal ve Kobanê den ilçemize sığınan yurttaşlarımızın sağlık hizmetinden faydalanmakta anadilinde hizmet alamama, mülteci kimliği olmadan muayene olamama, hastaneye ulaşamama sıkıntısı yaşamaktadırlar. Savaşın vermiş olduğu ağır travmayı halâ atlatamamış buna karşın herhangi bir psiko-sosyal destek almamaktadır.

Son olarak ilçe halkımız adına şunu belirtmek durumundayım; ilçe sakinlerinin, en temel hakkı olan sağlık hizmeti görme hakkından yeterli derecede yararlanmadığını ve bunun gelecekte ciddi problemlere yol açacağını düşünüyorum. Buradan yetkili kişi ve kurumlara iletmek isterim. Bir an önce nitelikli, eşit, ücretsiz ve ana dilde sağlık talep ediyoruz.

 

 
Etiketler: “Doktorsüz, Hastane“
Yorumlar
Diğer Yazılar
FARQİN & (SİLVAN)
Kazananlar hep kötüler olur
RENGİN ADI YEŞİL
KÜÇÜK BEDENİN AĞIR YÜKÜ
BAHARDA AŞK BAŞKADIR...
ÇİÇEK DALINDA GÜZEL!
HÜZNÜME MUTLULUK OL!...
Karadeniz İzlenimleri
AŞKIN GİZEMİ
AFRİN Mİ O DA NE?
Cinsel İstismar Ve Türkiye
KIRLANGIÇLAR AŞK İLE ÇIRPAR KANATLARINI
İRAN'DAKİ İÇ KARIŞIKLIKLARIN AMACI NE?
YÜREĞİNDE "NAR" LEKESİ
YAŞAMAK AŞKTAN İBARET
KAYMAKAM DEDİĞİN BÖYLE OLMALI
Tedbirsizlik yaygın olunca, hem sıkıntı olur hem kaza!
Sonbahar ve Sen
3 ay boyunca uyudunuz mu?!
Yeni Eğitim Yılında En Büyük Sorun Öğretmen Açığı
Ne Çok Yitirdik...
Gıda Denetimleri Yapılmalı
Anız (Saman) Yakılmasına "HAYIR" !
ÖDÜLLENDİRİLMESİ GEREKEN SİLVAN CEZALANDIRILIYOR MU…?
İKİNCİ BAHAR'DA AŞK
Hoş Geldin Ey Ramaz-I Şerif
FEN LİSESİ MÜJDESİ
Diyarbakır Eğitiminde kalite dönemi
Aşk için ölüyorum
Sen Gidersen Cané
Yağmur Yüreklim...
İmkansız 'AŞK'
Çevrecilik mi?
Silvan seni asla Unutmayacak...
Bir koltukta 3 müdür!
Yaşamda Saygı, Gazeteciye Sevgi
Sahi eğitimde nerdeyiz?
Cinayetler Şehrinde
Hastane Yatak Sayısı Neden Düşürüldü?
MEŞHUR TAVACI RECEP USTA / RECEP BUDAK
KASIMDA AŞK BAŞKADIR…
İlana Çıkmayan İhale ve Şeffaflık
MUSUL’U DÜNYA KURTARACAK, DÜNYAYI MUSUL
SONHABAR VE YAPRAK
NEDEN VE SONUÇ OLAN 'SEVGİ'
TOPRAK AŞKIN YOLDAŞIDIR
Umudun adı, Fen Lisesi olsun
Mutluluk için savaşmak gerek
Yetimin başını okşamanın bile büyük mükafatı vardır
Sahi STK’lar ne işe yarar?
İş-Kur Rant Kapısı mı?
Gözlerdeki fırtınanın adıdır “Boran”
KENDİNİ ÖLDÜREN YAŞAM
Hasta Çok, Doktor Yok!
GELECEK ELLERİMİZDE
YİTİRİLENİN MEKTUBU
200 Yıl Yaşamak İster misiniz?
"Güneş'in Çocuklarını Üşütmeyelim"
Sur Nere, Toledo Nerde
DOMUZ GRİBİ VE BARIŞIN PANDEMİSİ
Kardeşlik İnsanlıktır
Neyin güvenlik sorunu?
Ölüyorlar...!!!!
Geçmişin karanlığından, geleceğin aydınlığına
-BORAN-
"Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız kan reva içinde"
Bu bir sel felaketi değil!
Okullarda Eğitim Yok Mu?
Savaş ve Aşk
2015 SİLVAN SESİZLİĞİN ÇIĞLIGI VE SAVAŞA HAYIR DİYEN ÇOCUKLAR
MEDYA FARELERİ İŞ BAŞINDA
SİLVAN SAVAŞ ALANI GİBİ...
KÜRTLER NE İSTİYOR?
BAŞKASI AÇKEN TOK YATMAK…
NEDEN SAVAŞ NEDEN KAN?
IŞİD VE TÜRKİYE
SİLVAN DERT KÜPÜ!...
SİLVAN UÇURUMA DOĞRU SÜRÜKLENİYOR
SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI
SİLVAN KİMLERE EMANET!...
İMAM YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ OLURSA
SANDIKTAN HDP ÇIKTI
SANDIKTAN HDP ÇIKTI
SİLVAN’DA TACİZ OLAYI
YİNE YENİ YENİDEN SEÇİM!... (2)
YİNE YENİ YENİDEN SEÇİM!...
Bölge Susuz Kalacak!
Kaya gibi Adam
GÜNEYDOĞU’DA KADIN OLMAK!
Hırsız Kim?
Işte örnek işletmeci
İYİLİK-SAĞLIK
Ortadoğu'da Kaygan Zemin
İŞİD DECCAL mi?
DAĞLAR EZGİLERİ DİNLEDİ!
Cezaevi Ölümevi Olmasın !
BİRLİK(TE) ÖZGÜR YAŞAM
İstiklal Marşı Direnişi mi, yoksa tayin telaşı mı?
Vatandaş Ödeyemez, Esnaf Tahsil Edemez
Geleceği aydınlatan KİTAPLAR
BAHARLA DİRİLEN GÜNLER
1 Mayıs'ta çalışıyorum.
HEWLÊR
LEHÎ Bİ LEHÎ SEFERBERî
Silvan'ın lidere değil, Yöneticiye ihtiyacı var
BDP'nin Seçim Zaferi
ÖZLENEN SİLVAN
AKBABALAR ÜŞÜŞTÜ!...
Kültür Emperyalizminin Toplum Üzerindeki Etkisi
Seçim Geliyooooor
HASRETİMSİN…
UMUDUN UMUDUM OLSUN…
RÜZGAR EKEN, FIRTINA BİÇER!
EĞİTİMDE GELİNEN SON NOKTA…
DİCLE’DE AŞK VE SU
AŞK SEN NELERE KADİRSİN...
YERELDEN GENELE HEP TUFAN…
YAŞAM NEDİR?
SONBAHARDAKİ YAPRAK DÖKÜMÜ...
ARAMAMAMI İSTİYORSAN...
Ben, artık BİR ACAYİP ADAMIM…
SİLVANLI OLMAK
KUYRUĞA GEL VATANDAŞ!
MAKSAT AĞZIMIZ TATLANSIN
SİLVAN'A BAŞKAN ARIYOR...
DEMOKRATİKLEŞTİK Mİ ACABA?
ÖYLE ÖZLEDİM Kİ SENİ?
DENİZLERDE ESEN AŞK HAVASI
BİR BAYRAM SABAHI
Bırakın İki Yüzlü Dolaşmayı...
O Adama Benzemek…
ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI...
MUTLULUĞUN RESMİ
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNE BAK!...
SANA KIYAMADIĞIM İÇİN KENDİME KIYAMADIM…
GÖZLERİN…
HUZURUN ÖTESİNDE BİR YER
BİR MEKTUP
BİR BÜROKATIN BAŞARISI
BU AŞKIN TARİFİ SENDE
SİLVAN’A GÖSTERİLEN ÖZEN
KANDAKİ ZEHİR
KALDIRIM İŞGALİ CAN ALDI
MAVİ MARMARA OLAYI VE İSRAİL
NEVROZUN BARIŞA UZANAN ELİ
BARIŞA YAKIN OLMAK
DİKENLİ GÜLLER
SİLVAN’IN DEĞİŞEN YÜZÜ
SİLVANLI OLMAK
ÇİÇEKLER SOLMASIN
Engelsiz Bir Yaşam!...
‘Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’
İNSANIN İNSANA YANMASI…
YENİDEN YAŞAYALIM...
Neye Göre Pazarlık Usullü ve Doğrudan Temin
Okulda Ne Giyeceğim ?
MEDENİYETLER ÜLKESİNDE YAŞAM (!)
Tarihi Diyarbakır ve Spor
KARANLIĞIN GÖLGESİ İSYANIM
10. Gurur Yılımızdan Merhaba
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı