Haber Detayı
23 Mayıs 2016 - Pazartesi 17:25 Bu haber 16585 kez okundu
 
Yekbûn: Düğün Ya Da Bara Mecbur Bırakılıyoruz
Neredeyse 30 yıldır müzikle iç içe olan Yekbûn'a göre, Kürt sanatçılar, müzikten geçimini sağlayamıyor.
Kültür-Sanat Haberi


RÖP: Derya ÇETİNER

Mardinli müzisyen Yekbûn bizi evinde ağırladı ve sorularımızı yanıtladı. Sanat hayatıyla ilgili sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Yekbun ile sohbetimiz, samimi bir ortamda gerçekleşti.

-Yekbûn ne zaman nerede ve nasıl müziğe başladı, şu an kendini Kürt müziğinin neresinde görüyor?

-1989’da ben, kız kardeşim ve bir akrabamız ile amatörce başladık. Evde kaset kayıtları ile başlayan maceramız Koma Çiya ile devam etti. Bu dönemler özel bir dershanede piyano eğitimi aldım, gurupta bağlama, cura, ud, klavye (piyano) ve lavta ile sahneye çıktım hem de solistlik yaptım. Grup ile bağım koptuktan sonra 1998’de Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü’nü kazanarak, şan eğitimini tamamladım. 2002 de ilk solo albümüm “Nîrwana” 2007'de “Kejê” adlı albümüm piyasada yerini aldı. Dönemin en çok izlenen dizilerinden Ihlamurlar Altında, Esir Kalpler ve Asi'de vokalist olarak katkıda bulundum, müzikal altyapımı vokal, aranjörlük ve bestecilik yönüyle oluşturdum. Dicle Fırat Kültür Merkezi'nin dans gurubunun bir çalışmasının tüm müziklerini, bazı reklam müzikleri ve kendi albümlerimde bizzat kendim düzenlemeler yaptım. 

Zagros Tv de Mêvan Show adlı programda müzik yönetmenliği, programın jeneriği ve tuşları ayrıca her programda sunucunun seslendirdiği bir şarkının düzenlemelerini yaptım. Trt Kurdî de Strana xwe bêje adlı yarışma programın da jüri olarak yer aldım. 2013 de çocuklar için hazırlamış olduğum “Zarok” adlı albüm dijital ortamda dinleyicilerin beğenisine sunuldu. Aynı sene 2013 de “Dilop” adlı albümde yalnızca güney Kürdistan da piyasaya çıktı ama tabi yine dijital ortamda da bütün albümler ulaşılabilir albümler. Were were, Xwezî dîsa, Esîr kalpler, Kejê, Yar eman, Nikarim, Haro Baso, Şervana kurd im adlı eserlere klip çektim.Tabi aralarda bazı sanatçı arkadaşlarla da düetlerimiz oldu. Bunlardan bazıları Bilind İbrahim ile Zozan, Armanc ile Zarok, Kawa ile Berfin ve Aramo ile Dibarim adlı eserleri seslendirdik. En son çalışmam da 2015 de yayınlanan Helbestên Bro Omerî  “Peşk” adlı albümde Şervana Kurd im adlı bir eserle yer aldım.

-Müzik tarzını biraz anlatır mısın?

-Aslında şu ana kadar hep deneysel olarak çalışmalar yaptım ama son zamanlarda artık jazz müziği çok cazip gelmeye başladı. Zaten son çalışmalarda bunu görebilirsiniz.

-Beste yaparken ilham kaynağın ne?

-Doğrusu bu soruya gizemli bir cevap vermek isterdim ama maalesef hiç öyle değil. Tak diye bir ilham gelmiyor. Bir konu belirliyorum ona göre bir şiir bulmaya çalışıyorum ve besteliyorum ya da tersi yaptığım bir müziğe söz ayarlamaya çalışıyorum. Yani hiçbir zaman pat diye gelmiyor o ilham. Organize edip en iyisini kendi kriterlerime göre toparlamaya çalışıyorum.

-Bazı dizilerde başarılı müzikler yaptınız yeni bir teklif var mı?

-Doğrusu İstanbul'da kaldığım sürelerde bir çevrem vardı ve çağrılıyordum daha çok ama hiçbir zaman direk prodüksiyon firmalarından böyle bir teklif almadım. Zaten bunun için bir stüdyonuz, müzisyen çevreniz ve büyük bir bütçeniz olması gerekiyor ki bu firmaların dikkatini çekebilesiniz. Ama şartları zorlayıp dizi filimler için değil de bir filmin müziklerini çok yapmak isterim.   

-Kürt müzisyenleri müzikal ve ekonomik anlamda nereden besleniyor?

(Gülüyor) Havadan besleniyor desem yeridir. Şaka bir tarafa Kürt müziği bir çok alanda olduğu gibi sektörleşmemiş bir alan. Dünyada telif hakları, büyük çapta organizasyonlar, dijital ortam ve reklam derken bir çok alanda kazanç sağlarken bizde bunlar çok yabancı kelimeler. Türkiye de belli başlı kurumlar var. Örneğin Mesam ve Müyorbir gibi kurumlara üye oluyorsunuz ama eserleriniz Kürtçe karakterlerle yazılmadığı için dijital ortamda tarama yapıldığında eşleşmeyen milyonlarca eser çıkıyor karşınıza. Çok az sayıda sanatçıya özel konserler organize ediliyor. Genellikle bunlardan da  kazanç elde edilmiyor. Çoğunlukla ya belediye festivalleri ya da siyasi oluşumların etkinlikleri. Genellikle bu etkinlikler de kazanç elde edilmiyor.  Albümler deseniz artık sadece vizyon oluşturulmak için yapılan çalışmalar haline gelmiş. Kimse kazanç sağlayamıyor. Geriye kalan seçenekler; ya düğünlere çıkıp kazanç sağlamak ya barda sahne almak ya da gelir sağlayabileceğiniz farklı meslekler yapmak.

-Türkiye de yaşayan bir Kürt sanatçı olarak çektiğiniz zorluklar nelerdir?

İki farklı yönden zorluk yaşadım ve yaşıyorum. Birincisi bir Kürt olarak sektörleşememiş bir alanda sanatımı icra etmeye çalışmak ikincisi de bir kadın olarak erkek egemen bir yapı da ekstra efor sarf etmek zorunda kalmam.

 -Hem annesiniz hem sanatçı hem  kadın… Üçü bir arada zor mu? Hangisi ağır basıyor?

 -Şimdi siz sorunca hepsi birbirinden farklı mı birini mi seçmeliyim acaba diye kendime sorar oldum. Doğrusu şunu söyleyebilirim. Hepsi benden bir parça ve pek ayrı şeyler değil. Ben hepsiyim. Toplumsal bir yargı var. Kadın sanatçıdan anne olmaz, sanatçıdan dost olmaz, sanatçı yemez içmez uyumaz gibi efsaneler var (Gülüyor) Biz aslında bu önyargılar olmazsa anneliği de sanatçılığı da eşliği de çok güzel organize edebiliriz ama ya biz buna inanmıyoruz, ya karşımızdakiler ya da birileri bir yönümüzü köreltmeye çalışıyor. Evlenince sanat hayatımın bittiğine inanan birçok kişi vardır çevremde. Konser teklifleri bir dönem birden kesilmişti. Halbuki hiçbir zaman konser teklifini geri çevirmedim böyle bir imada da bulunmadım. İnsanlar kendi kendilerine bir yargıya varıyor ve buna inanıyorlar maalesef. Benim için bu saydığınız üç özellik hiçbir zaman zor olmadı olacağını da sanmıyorum.

-Gününü nasıl geçiriyorsun?

 -Arada bir değişse de genellikle aynı. Kızım doğduktan sonra çok erken uyanmaya başladım. Kahvaltı olmadan asla güne başlayamıyorum. Daha sonra dünyada ve Türkiye de neler oluyor diye haberlere göz atıyorum. Kızımla vakit geçiriyorum. Eğer kafamda bir proje varsa o proje bitene kadar zorunlu ihtiyaçların dışında masadan kalkmayıp o işi bitirmeye çalışıyorum. Aile fertleriyle düzenli görüşmeye çalışıyorum. Etkinliklere katılmaya çalışıyorum. Bu tiyatro, sinema fuar konser her ne varsa ilgimi çeken mümkün olduğunca katılmaya çalışıyorum. Akşam yürüyüşlerimi aksatmamaya çalışıyorum. Ve uyumadan birkaç sayfa kitap okuyorum.

-Yeni albüm yeni proje hazırlığı var mı?

-Albüm işi artık çok maliyetli bir şey. İlk başlayacak kişiler için çok gerekli ve olması gereken bir şey. Yalnız ben bir kurum ya da şirket desteği almadan albüm çıkarmayı pek düşünmüyorum. Var olan albümlerin daha insanlara yeteri kadar ulaşmadığını düşünüyorum. Mümkün olduğunca o eserlerden klip çekme planım var. Belki ilerde ekonomik olarak iyi bir aşamaya gelirsem çocuklar için belli projelerim var onları gönüllü yapabilirim. Çünkü gerçekten şu an çocuklarımız için en büyük ihtiyaç o. Bunun dışında daha çok televizyon programlarına merak saldım. Sanırım gelecekte daha çok ona odaklanacağım. Ayrıca burada kafama göre bir gurup kurarsam belki ayda bir, bir yerde jazz konserleri olabilir….

Kaynak: (Gazate Güncel) - Güneydoğu Güncel Editör: İhsan YILMAZ
 
Etiketler: Neredeyse, 30, yıldır, müzikle, iç, içe, olan, Yekbûna, göre, Kürt, sanatçılar,
Haber Videosu
Yorumlar
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı