Haber Detayı
23 Aralık 2016 - Cuma 11:26 Bu haber 1077 kez okundu
 
Felat Bozarslan : Mesleğim Uğruna Defalarca Ölümden Döndüm
Şeyda Görmez DHA Diyarbakır Muhabiri Felat Bozarslan Özel Röportaj Felat Bozarslan : Mesleğim Uğruna Defalarca Ölümden Döndüm.
Magazin Haberi


Bize biraz kendinizi anlatır mısınız?

Doğan Haber Ajansı’nın Diyarbakır bürosunda yargı muhabiri olarak çalışıyorum. 20 yıldan bu yana gazetecilik yapıyorum. Bunun son 10 yılında Doğan Haber Ajansı’nda çalıştım ve halen aynı kurumda devam ediyorum. 2012 yılından bu yana Doğan Haber Ajansı’nın Diyarbakır ofisinde çalışıyorum. Asıl görev alanım adliye muhabirliği. Ayrıca bölgede kriz, çatışma ve savaş durumları olduğu zaman o bölgelerde de gazetecilik yapıyoruz. Aynı zamanda gidip canlı yayın yapıyoruz ve haberleri takip ediyoruz. Yaklaşık 10 yıldır bu şekilde çalışıyoruz. Bu güne kadar 40’a yakın ülkede çalıştım. Daha çok kriz bölgelerinde savaşların olduğu yerlerde görev yaptım. 8 yıl İstanbul’da çalışma fırsatım oldu. Orada biraz daha haberin merkezinde, mutfağında çalışma fırsatı buldum. İstanbul’daki çalışmalarım ve edindiğim tecrübe ile burada çalışmak bir hayli faydalı oldu. Çünkü orada haberciliğe en baştan başlayıp, her şeyi yeniden öğrenme imkanı buldum.

Neden Muhabirlik?

Muhabirlik bir heyecan işidir. Muhabirlik normal şartlarda sevmediğiniz zaman yapabileceğiniz bir iş değildir. Yani siz teçhizatı alıp kimsenin gitmediği, korktuğu, kaçtığı yerlere koşarak gidiyorsunuz. Bu da muhabirliğin doğasında olan bir şeydir. Gazetecilik zaten yapı olarak heyecan gerektirir. O heyecanı kaybettiğiniz zaman bu işi yapamazsınız. Biz de kendi açımızdan şunu düşünüyoruz. Birilerinin orada olması lazım. Olan biteni doğru bir şekilde yansıtması lazım. İzleyicilerine bunu duyurması lazım. Muhabirliğin doğasında kıskançlık vardır. Orada ben de olmalıyım, ben de görmeliyim kıskançlığıdır bu. Tarihi bir ana tanıklık ediyorsanız, orada olmak gibi bir istek ve heves doğuyor. Tabi bu heves yıllarca edinilen tecrübenin kazandırdığı bir şey. Mesleğe ilk başladığınız an ile halen bulunduğunuz noktadaki heyecanınız aynıysa, muhabirliği benimsemişsinizdir. İleride bir yere genel yayın yönetmeni de olsanız, istihbarat şefi de olsanız, haber müdürü de olsanız muhabirlik ruhunuza işlemiştir. Onu çıkaramazsınız. Bende de biraz öyle oldu. İstanbul’da iken kariyer anlamında çok daha iyi yerlere gelebilme imkanı varken ben muhabirliğe devam ettim. İstanbul’da bir dönem istihbarat servisinde gece sorumlusu olarak da görev yaptım. İstihbarat servisi çok zor bir alandır. Tüm İstanbul’u çekip, çevirmeniz lazım. İstanbul’da gazetecilik saniye saniye zamanla yarışmaktır. Koordinesi çok zordur. Bunlara rağmen İstanbul’u bırakıp kendi isteğimle Diyarbakır’a geldim. Hem memleketim olması hasebiyle hem de muhabirlik yapmak için kendi isteğimle burayı tercih ettim. İlk geldiğim zamanlarda zorlandım, ama burada olduğum için, yaşanan onca şeye tanıklık ettiğim için kendimi şanslı hissediyorum.

Mesleğe ilk adımı attıktan sonra örnek aldığınız isimler nelerdir. Ya da kendinizi benzettiğiniz biri var mı?

Mesleğe ilk adımı lise öğrencisiyken attım. Ağabeyim Sabah Gazetesi muhabiriydi. Ağabeyim, sokaklarda boş boş gezmemek ve bana sahip çıkmak adına ofisboy olarak yanına aldı. Ben ilk zamanlarda gönülsüz gidiyordum. Çünkü ergenlik çağındayız. Sokak ve arkadaşlar daha çok ilgimi çekiyordu. 1996 yılında Sabah Gazetesi’nde çalışmaya başladım. Sabah erkenden gelip, büroyu temizliyor, çay yapıyor, gazeteleri alıyordum. O zamanlar internet yok. Bölgedeki muhabirlerin çektiği haberlerin negativ filmleri bize geliyordu. Biz bunları banyo yapıp, zarfa koyuyorduk ve otogardan gazetenin merkezine gönderiyorduk. Mesleğin en zor zamanlarıydı. Tabi bizden öncesi daha zordu. Bir gün büro şefimiz ve mesleği bana öğreten hocam Atilla Korkmaz bana bir fotoğraf makinası verdi ve ayarlarını gösterdi. O zamanlar henüz dijital makinalar çıkmamıştı. Bu makina da manuel bir makinaydı. Bende gittim ve çekim yapıp getirdim. O gün ilk haberimi yapmıştım. Meslekte ilk yaptığım haberi hiç unutmam “Diyarbakır’da İngilizce tiyatro” haberini yapmıştım. O günden sonra süratle neredeyse her gün bir habere gittim ve bu günlere kadar geldim. Tabi bu meslekte örnek alınabilecek çok insan var. Mesleğimize gerçekten büyük emekler vermiş büyüklerimiz var. Ancak son zamanları ele alırsak benim kendime örnek alabileceğim, gazeteciliğine güvendiğim isim Fatih Portakal’dır. Kendileri ile eskiye dayanan bir arkadaşlığımız var. Daha doğrusu ağabey-kardeş ilişkimiz var. Birlikte Irak’ta da çalıştığımız dönemler olmuştur. Kendisine şu anda yaşı itibari ile duayen demek kendisinin kabul edeceği bir şey değil, ama benim açımdan örnek alınacak bir meslek büyüğümdür. Yaptığı haberler ve izlenme oranları ile de bu camiada ne kadar önemli bir isim olduğu ortada zaten. Benim için önemli bir isim. Vicdanı olan, tarafsız bir gazeteci. İyi bir dost ve iyi bir insan. Yaş olarak büyüğüm olduğu için Fatih abi diye hitap ediyorum. Şu anda bile izlediğimde gurur duyduğum bir isimdir. Benim mesleğe başladığımda duayen isimler de vardı. Kimi vefat etti kimi ise mesleği bıraktı. Mesela Mehmet ali Birand, Ali Kırca gibi isimler vardı. Bunlar da bize çok şey katmış, örnek aldığımız insanlardır.

Medya dışında yapmak istediğiniz çalışmalar var mı?

İş yoğunluğundan dolayı çok fazla fırsatım olmadı. Ancak bir sosyal sorumluluk projesinde yer almak isterdim. İçinde bulunduğumuz şartlara savaşlara baktığımız zaman, beni yıpratan ve etkileyen savaş değil, savaş içerisindeki mültecilerin durumu oldu. Savaşta insanlar ölüyor. Ancak savaşın getirdiği sonuçlarda insanlık ölüyor. Ben bu nedenle mültecilerle ilgili sosyal sorumluluk projelerinde yer almak istiyorum. Umarım hiç savaş olmaz dünyada ama eğer ki devam ederse mesleğimden sonra sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olmayı isterdim. Özellikle mültecilerle ilgili bir projeyi yürütmeyi çok istiyorum. Dünyada güçler savaşıyor. Özellikle Ortadoğu’da insanlığın varlığından bu yana sürekli savaş var ve olan hep kadın ve çocuklara oluyor. Gözlerimizin önünde onlar ölüyorlar. Ve bizler hiçbir şey yapamıyoruz. Günümüzde de Halep’ten ve Musul’dan göç eden insanların durumuna baktığımızda küçük çocukların büyük bedeller ödediğini görüyoruz. Bu da hepimizin suçu. Bu insanlar için bir şeyler yapmak lazım. Herkes bir şeyler yapabilir. Biz Van depremi zamanında da aynı şeyi yaptık. 3 veya 5 gazeteci arkadaş kendi aramızda yardım toplamak istedik. Bir de baktık 10 tıra yakın yardım toplayıp gönderdik. İnsanlık ölüyor. Bunlara alıştıkça kendi içimizdeki insanlığı öldürüyoruz. Ve her geçen gün buna alışmaya devam ediyoruz. Asıl önemli olan bunu değiştirmek.

Peki son dönemde medya sektörü hareketli bir yapıda, siz genel olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Gazetecilik sektörü olduğundan beri hep hareketlidir. Dünyadaki tüm medya kuruluşlarında zaten dinamik bir yapı var. Sürekli gelişmekte olan bir sektörde çalışıyoruz. Asıl önemli olan bizim durduğumuz noktadır. Tarafsız ve doğru haber yapabiliyor muyuz? O’na bakmamız lazım. Ben daha önce de çeşitli medya kuruluşlarında çalıştım. Ancak kendi kanaatimce en tarafsız çalışabildiğim medya kuruluşu Doğan grubu oldu. Bu nedenle ben burada çalışmayı seviyorum. Daha önce gördüm. Herhangi bir durum karşısında aman şunu söylemeyin aman şunu anlatmayın şeklinde müdahale de bulunuluyordu. Ancak ben Doğan gurubunda böyle bir şey görmedim. 10 yıldır böyle bir şey görmedim. Gittiğim yerlerde savaşın ortasında ne olup bittiyse olduğu gibi söyledim. Kimse beni arayıp sen nasıl böyle söylersin, nasıl böyle yaparsın gibi bir söz söylemedi. Doğan grubunda böyle bir problem yaşamadım. Bu bana işimi düzgün yapma güveni veriyor. Gazeteci sırf maaşını alıp, gitmek değildir. Vicdani sorumluluğu olan bir meslek yapıyoruz. Türkiye’de böyle bir ortama sahip çalışabileceğim tek yer Doğan Haber Ajansıdır. Bu ajans büyük emeklerle, çabalarla dünyada saygın bir noktaya geldi. Bunda Onursal Başkanımız Sayın Aydın Doğan’dan, en ücra köşedeki muhabire kadar hepimizin emeği, çabası var. O nedenle Doğan grubu bir ailedir. İşimizi en profesyonel şekilde yaparız. Ancak kendi içimizde bir aileyiz ve çok güçlü bağlarla bir birimize bağlıyız. DHA’yı asıl başarılı kılan en önemli etken de budur. Biz başarılıysak yuvamız olarak gördüğümüz Doğan Haber Ajansı’na ve bir birimize olan bağımızda bunun büyük etkisi var. Ayrıca bu yapı kurumsal bir hal aldığı için, eminim ki bizden sonra da böyle devam edecek.

Peki Medya Dünyasında Bir şeyleri Değiştirme imkanınız olsaydı neleri değiştirirdiniz.

Yani şu anda öyle bir imkan yok. Olmayacak gibi de görünüyor. Fakat imkanım olsaydı, medyanın insani felaketler ve insanların zarar gördüğü konulara daha çok ilgi göstermesini sağlardım. Gerçi günümüzde medyanın ilgi göstermesi hiçbir şeyi etkilemiyor ancak doğru yansıtılırsa faydası olabilir.

Az önce mezuniyetinizi sormuştum. Ona ilişkin olarak şunu sormak istiyorum. Sizce bu işi yapmak için kurs eğitimi şart mı ya da nasıl bir eğitim almak gerekir. Bu konudaki düşünceleriniz bizim için çok önemli.

Bu mesleği yapabilmek için eğitim çok önemli. Biz eğitimden ziyade tecrübe ile öğrendik. Çekirdeğinden yetiştik. Tecrübenin eğitimden çok daha fazla katkısı olduğu aşikar. İstediğiniz en iyi okulu okuyun, en iyi eğitimi alın. Ama bu iş sokakta öğrenilir. Toza toprağa karışmak, eziyetini görmek, zorluğunu görmek en büyük eğitimdir. Mutlaka bu işin mutfağında olan kişilerin en az 5 yıl sokakta çalışması lazım. Daha sonra yönetmesi yada büroya geçmesi lazım. Bu şartlar, Türkiye’de medyanın kalite anlamında daha iyi boyutlara gelmesi açısından önemli. Mutlaka bu mesleğin eğitimini görmek gerekir. Ancak bunun dışında sahada da ciddi tecrübe edinmek lazım. İstanbul’da Aydın Doğan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz var. Orada çok başarılı öğrenciler yetişiyor. Bu öğrencilere iş imkanı da sağlanıyor. Ancak her hâlükârda gazetecinin bu işi sokakta öğrenmesi gerekiyor. Her şeyin ilkini sokakta yaşaması lazım. İnsanların psikolojisini görmek, olaylara sahada şahit olmak çok önemli. Şu da olabilir. Taşra da bulunan meslektaşlarımızın eğitime tabi tutulmaları mümkün olabilir. Çünkü merkezde çalışan basın mensupları taşradakilere oranla daha başarılı. Meslek içi eğitim seminerleri verilebilir. TGC gibi meslek örgütlerinin bunu organize edebilmesi

Kendinizde değiştirmeyi istediğiniz bir şey var mı ? Mesela elimde olsa utangaçlığımı yenmek isterdim. Kamera olsa daha rahat hissederdim. Ancak siz ne gibi değişiklikler yapmayı düşünürdünüz.

Ben mesleki açıdan çok hırslı bir insanım. Bir yerde bir olay varsa neye mal olursa olsun oraya erişebilmeyi istiyorum. Bunun için zaman zaman çok ciddi tehlikeler de atlattım. Belki bunu biraz köreltmek isterdim. Ancak muhabirlik ruhu olan bir insanda bunu köreltmek çok zor. Belki kişisel bir egodur. Fakat bu mesleğin doğasında var. Bir olay olduğu zaman ölüm tehlikesi bile dinlemeden olay yerine gidiyorsunuz. Bu mesleği en iyi yapma isteğidir. Elimde olsa ben bunu değiştirmek isterdim. Ya da bunu törpülemek isterdim. Çünkü sırf bu sebepten dolayı çok ciddi tehlikeler atlattım. 2003 Irak Savaşında Musul’da yaralandım. En son 2014 yılından bu yana da 3-4 kez net bir şekilde ölümden döndüğüm anlar oldu. Bu içimdeki meslek hırsı veya muhabirliğin doğasında olan bir şeydir. Ben bunu mesleğe yeni başlayan arkadaşlara önermiyorum. Çünkü insan canından daha kıymetli hiç bir şey yok. Kendi canlarından daha önemli bir şey yok. Mutlaka bu işe girerken tedbir almaları gerekiyor. Biz çelik yelekle kamera karşısına geçerken görüntü olsun diye giymiyoruz. Bir çok balistik hesaplaması var o yeleği giymenin. Zaten 10 kiloluk çelik yeleği kimse giymek istemez. Ben bu hırsı herkesin törpülemesini tavsiye ediyorum.

Şeyda Görmez

Kaynak: (Malabadi) - Malabadi Gazetesi Editör: İhsan YILMAZ
 
Etiketler: Şeyda, Görmez, , DHA, , Diyarbakır, Muhabiri, , Felat, Bozarslan, Özel, Röportaj
Haber Videosu
Yorumlar
İLAV.GOV.TR

Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
18
0
2
0
6
8
2
Başakşehir
15
0
1
3
4
8
3
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
4
Kasımpaşa
15
0
3
0
5
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Sivasspor
9
0
3
3
2
8
13
Kayserispor
9
0
3
3
2
8
14
Fenerbahçe
8
0
4
2
2
8
15
Bursaspor
8
0
2
5
1
8
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Akhisar Bld. Spor
5
0
5
2
1
8
18
E. Buyuksehir
5
0
5
2
1
8
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı