Haber Detayı
02 Mayıs 2018 - Çarşamba 14:37 Bu haber 492 kez okundu
 
Bu kez randevusuna gidemeyecek…
DİYARBAKIR - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin kurucu üyelerinden emekli gazeteci-yazar Mahmut Boz evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Diyarbakır Haberi


1999 yılında emekli olan ve emekliliğinden sonra da çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapan Boz, son olarak yaklaşık iki yıldır gazetemiz Özgür Haber’de ARADA-SIRADA isimli köşesinde sağlığı el verdikçe arada-sırada günlük ve insana dair yazılar yazıyordu.

Boz, son yazısını da vefatından sadece iki gün önce tedavi için gittiği Hacettepe Hastanesi’ndeki gözlem ve hatıratını anlatan ‘Hacettepe’de 60 günlük serüven’ başlığıyla yazmıştı. Bir hafta önce tedavinin ilk ayağı tamamlanan ve 11 Mayıs tarihine yeniden randevu alan Boz, gazeteciliği boyunca randevularına erken gitmesiyle bilinmesine rağmen bu kez randevusuna gidemeyecek. Boz bugün öğle namazına müteakip; kılınacak cenaze namazı sonrası ailesi, meslektaşları ve sevdiklerinin omuzlarında Mardin Kapı Mezarlığı’nda son yolculuğuna çıkarılacak.

MAHMUT BOZ

1940 yılında Şanlıurfa’da doğdu. Gazeteciliğe 1958 yılında Diyarbakır’da yayınlanan Demokrat Şart Gazetesi'nde başladı. Daha sırasıyla Diyarbakır Gazetesi, Demokrasiyle Güven ve İleri Yurt gazetelerinde muhabirlik, yazarlık ve yöneticilik yaptı. 1962 yılında Diyarbakır Belediyesi Hukuk Müşavirliği emrinde başlayan Mahmut Boz, 1977’de kurulan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin (GGC) de tüzüğünü yazanlar arasında bulunuyor. Aynı zamanda GGC’nin kurucu üyesi olan Boz, 1999 yılında emekliliğe olarak bir dönem istirahata çekildi.

RANDEVULARINDA ERKEN GELİRDİ

Emekliliğinde de gazetecilikten ve yazarlıktan ayrılmayan Boz, yerel gazeteler için farklı zaman ve mekanlarda arada sırada röportajlar yaptı. Röportaj yapmak için aldığı randevu saatlerine usta gazetecilere yaraşır tarzda hep saatinden önce icabet etmesiyle bilinen Boz, bu özelliğiyle genç nesillere de örnek teşkil etti.

SON YAZISINI VEFATINDAN SADECE İKİ GÜN ÖNCE YAZMIŞTI

Uzun yıllar Öz Diyarbakır Gazetesi’nde son olarak da iki yıldan bu yana Özgür Haber Gazetesi’nde ‘Arada-Sırada’ köşe ismiyle arada sırada insana ve kent gündemine dair yazılar yazdı. Boz, son yazısını da vefatından sadece iki gün önce tedavi için gittiği Hacettepe Hastanesi’ndeki gözlem ve hatıratını anlatan ‘Hacettepe’de 60 günlük serüven’ başlığıyla yazmıştı.

‘HACETTEPE’DE 60 GÜNLÜK SERÜVEN’

‘Hacettepe’de 60 Günlük Serüven’ başlığındaki yazıda Boz, sol gözünün arka kısmında bir kitlenin tespiti-teşhisi dolayısıyla gittiği Hacettepe Hastaneleri’nde yaşadıkları, gözlemleri, öneri ve şikayetleri ile tedavisi süresince tebrik ve teşekkürü hak edenleri kaleme aldı.

RANDEVUSUNA GİDEMEYECEK

Yazını son bölümü ise hastane ile yaptıkları sözleşme tarihini hatırlatarak, “11/ Mayıs’ta yeniden görüşmek üzere sağlık ve başarı dileklerimle” diyerek yazısına son veren Boz, belki de ilk kez randevusuna gidemeyecek…

Mahmut Boz, bugün (2 Mayıs Çarşamba) öğle namazına müteakip; kılınacak cenaze namazı sonrası ailesi, meslektaşları ve sevdiklerinin omuzlarında Mardin Kapı Mezarlığı’nda son yolculuğuna çıkarılacak.

İŞTE BOZ’UN SON YAZISI

İşte Gazetemiz Özgür Haber’de 28 Nisan 2018 tarihinde yayımlanan Mahmut Boz’un son yazdığı son yazısı…

‘HACETTEPE’DE 60 GÜNLÜK SERÜVEN’

Hatırlarsınız üç ahbap çavuşlar bindikleri bir balonla 80 günlük devr-i alem yaptılar. 80 gün balonla havada turladılar. Benzetme gibi olması ama benim sol gözün arka kısmında bir kitle teşhis edilerek acele Ankara’ya gitmem doktorumuz Doç. Şeyhmus ARI tarafından istendi ve Hacettepe Hastaneleri 60 günlük serüven burada başladı. Göz Hastalıkları Anabilim dalında Prof. Dr. Hayyam Kıratlı’ya yönlendirildim. Aslında bu yazı uzun da olsa okunduğunda Allah düşürmesin diyeceksiniz. Şayet Ankara’ya giderseniz kalacak yeriniz, mevsimine göre giysiler, ilaçlarınızı yanınızda götürünüz. Zira ben bu hastanede bir hafta veya 10 günde işim biter diye en mühim olan ilaçlarımı buna göre hesapladım, götürdüm. Ne bir hafta, ne 10 gün tam tamına 60 gün gittik geldik. Şans bu ki Kardeşim Bedii Boz’un Ankara’da ikamet etmesi bize bir nimetti diyelim. Kendisi ve hanımının bu uzun zaman dilimi içerisinde bana ve hanıma yaptıkları maddi ve manevi desteği unutmak mümkün mü? Allah kendilerine sağlıklı ve mutlu günler versin. Amin…

6 Şubatta Hayyam Hoca’nın muayenehanesine özel olarak gittik. Muayeneden sonra normal bir düzeyde kitlenin olduğu (MR) Emar çektirmemizi istedi. Çektirdik ve kendisine götürdük. İnceledi ve Hacettepe Göz Polikliniğinde Asistanı Leyla Sönmez’e yönlendirdi. Gittik ama, serüven burada yeni başlıyor.

(MR) çektirdik, kan verdik. Bize doktorlar (MR) üzerinde inceleme yapacaklar diye bir hafta sonraya gün verdiler ve bir hafta sonra gittik bu kez Tomografi çekileceğini buyurdular. İki gün sonra da (BT) çektik, bununda incelemesi için bir hafta sonra gelin dediler. Aradan bir ay geçti bu kez Radyo Terapi (ışın tedavisi) yapılabilmesi için göz polikliniğinde göz altına vurulacak iğne ile gözün donması gerektiği (yani tabiri caizse) ölü gözü gibi donuk olacak yoksa Radyo Terapi yapılamaz dediler.

Göz polikliniğine gittik. Fakat ne görelim, Türkiye’nin bazı İl ve İlçelerinden gelen ve Ankara içindeki hastalarla çok küçük bekleme salonu dolu, koridorda hasta, polikliniğe gidiyorsunuz bu daracık yerde ikiye bölünmüş 10 tane muayene kabini var. Buradaki doktorlar ayakta, oradan-oraya koşarak hasta muayene ediyorlar. Buranın da dışa göre daha daracık olması hasta ve doktorların anca birbirlerine sürtünerek koridoru geçiyorlar. Bu manzara filmlerdeki hızlı çekimi andırıyordu. Hastalar oturacak yer olmadığından Doktor Muayene kabinindeki taburelerde oturuyorlar. Bu da Doktor’ları güvenliği çağırmaya mecbur ediyor. Demem o ki havasız ve sıkıntılı bu polikliniğin başka geniş bir yere nakledilmesi iyi olur. Çünkü birçok bebek arabası ile gelen birçok hasta bebek ile astım gibi rahatsızlığı olan hastalar bu havasız salonda daha da sıkıntı çekmektedirler. Hacettepe Hastaneleri Sağlık Hizmetleri Birimi Yönetim Krl. Başkanı Prof. Dr. Koray Boduroğlu ile Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bora Erdem’in beraberce bu yerleri incelemelerini, aynı zamanda tedavi hemşiresinin odasının da yer ve personel açısından hiç de yeterli olmadığı ve burada çalışan hemşire Nurhayat Tiftik’in mesai boyunca hastaların (çocuk-bebek dahil) gözüne doktorların teşhisine esas olacak damla damlatması çoğunun 2-3 aşamalı olması ve yüzlerce hastaya hizmet verilmesi, bilhassa çocuk ve bebeklerin çağrışmalarını paşam, şampiyon, güzelim, sözleri ile az iş değil.

Sıra bizde; Nurhayat hemşirenin odasında poliklinik doktorları tarafından göz altına (donması için) yapılan iğne sonucu hemen ONKOLOJİ hastanesine gönderilip uzmanı tarafından incelenip göz donmuşsa Radyo Terapiye gidilecek yoksa üç-dört gün sonraya gün veriyorlar. Benimde 1 ay içinde 13 iğne yapılmasına karşın ancak Dr. Orhan Aygün’ün üst üste 2 şer iğne yaparak donma gerçekleşti. Üçüncü ise yine aynı doktor tarafından tek iğne ile donma gerçekleşti. Böylelikle 3. Terapiyi de yaparak bitirdik.

İlk 1 ayda incelemeler için zamanımız geçti 1 ayda Terapi için gözün donmasını bekledik. Yetkililere, gözün donup-donmamasına bakılmadan Onkolojinin isteği üzerine hasta buraya gidip geleceğine konu ile ilgili birer personelin, mesela bir göz doktorunun bu tatbikini Onkoloji yapması ve Onkolojiden birinin göz polikliniğinde görev yapması uygun olacaktır.

Hasta enjeksiyon sonucu ticari taksiye binerek Onkolojiye gidip-dönmesi, otoparkın bulunmaması da köprü altındaki otoparkın 10TL. Onkolojiye gidiş-geliş 20TL. Bunun yanında Mersin’li, Adanalı, Urfalı, Muş’lu ve Afyon’lu hastaların bu 2 ay içinde yatma-yeme sorunu nasıl olacak? Çocuğunu getiren bir hastanın mescitte yattığını söylemesi içimize oturdu. Gelde üzülme. Allah şifa ve sabırlar versin.

Hastalığımın bu 2 aylık süresi içinde Göz Hatalıkları Anabilim dalından Prof. Dr. Hayyam Kıratlı ile Asistanı Dr. Leyla Sönmez, Gözün donmasında gayret gösteren Dr. Orhan Aygün ile sabırlı hemşire Nurhayat Tiftik’e ve Onkoloji Hastanesi Anabilim dalı Terapi sorumlusu Doç.Dr. Gözde Yazıcı, Dr. Selenge Bedük ile Koordinatör Arzu Erkan, Terapi Teknisyenleri Serdar Albayrak ve Özgür Elöptü ile bu 60 günlük süre içinde yardımlarını esirgemeyen hastane personeline teşekkür eder, 11/ Mayıs’ta yeniden görüşmek üzere sağlık ve başarı dileklerimle…

 

Kaynak: (Malabadi) - Malabadi Gazetesi Editör: İhsan YILMAZ
 
Etiketler: Bu, kez, randevusuna, gidemeyecek…,
Haber Videosu
Yorumlar
İLAV.GOV.TR

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Arşiv
Anketler
Silvan'da Fen Lisesi Olsun mu?
Haber Yazılımı